Hadis

Ḥadis (Arapça حديث) çoğ. Ahadis, kelimenin tam anlamıyla "konuşma" veya "söylem" veya eser, çoğ. Asar kelimenin tam anlamıyla "gelenek" [1] anlamlarına gelir.

İslam'da Muhammed'in ravi zincirleri aracılığıyla aktarılan söz, eylem veya bir eylem karşısında sessiz kalarak onaylaması hakkında nakledilen rivayet veya haberlerdir. Emad Hamde'in ifadesi ile [2] her haber Muhammed hakkında bir veridir; bu veriler toplandığında Sünnet olarak adlandırılan daha büyük bir resmi çizer.

Hadisler, İslam medeniyetinin "belkemiği" olarak adlandırılır.[3] İslam'da, dini hukuk ve ahlaki rehberlik için bir kaynak olarak hadisin otoritesi, Müslümanların Muhammed'e vahyolunduğuna inandıkları Kuran'ın [4] ardından ikinci sırada yer alır. Müslümanların çoğu, hadislerin otoritesinin, Müslümanlara Muhammed'i taklit etmelerini ve O'nun hükümlerine uymalarını emreden Kuran'dan geldiğine inanır. 24:54 , 33:21

Kuran'da hukukla ilgili ayetlerin sayısı görece az olmakla birlikte, hadisler gusül, abdest,[5] doğru selam biçimleri[6] ve köleler için iyiliğin önemi [7] ne kadar her konuda dini yükümlülüklerin detaylarına yön verir. Ayrıca şeriat kurallarının da "büyük kısmı" Kuran'dan ziyade hadislerden türetilmiştir.[8]

Hadis, konuşma, rapor, hesap, rivayet gibi şeyler için kullanılan Arapça bir kelimedir.[9][10][11]:471 Kuran'ın aksine, Müslümanların tümü hadis rivayetlerinin (ya da en azından tüm hadis rivayetlerinin) ilahi vahiy olduğuna inanmazlar. Farklı hadis koleksiyonları, İslam inancının farklı dallarını ayırt etmeye uygun gelir.[12]

Bazı Müslümanlar İslami rehberliğin sadece Kur'ana dayanması gerektiğine inanır ve hadisin otoritesini reddederler; birçokları hadislerin MS 8. ve 9. yüzyıllarda yaratılan ve Muhammed'e atfedilen [13][14][15] uydurma (sahte yazı) lar olduğunu ifade ediyor.[15]

Bazı hadislerin sorgulanabilir ve çelişkili ifadeler içermesi sebebiyle, hadislerin doğrulanması İslam'da önemli bir çalışma alanı haline gelmiştir.[16] Tipik olarak bir hadisin iki bölümü bulunur: isnad zinciri ve rivayetin ana metni.[17] [9] [9] [18][19] Hadisler Müslüman din adamları ve hukukçular tarafından sahih ("gerçek"), hasen ("iyi") veya "zayıf" gibi kategorilere ayrılır.[20] Ancak, bu sınıflandırma özneldir, farklı dini grup veya alimler bir hadisi farklı şekilde tasnif edebilir.

Sünni İslam alimleri arasında hadis terimi sadece Muhammed'in sözlerini, tavsiyelerini, uygulamalarını vb. değil, aynı zamanda arkadaşlarının sözlerini de içerebilir.[21][22] Şii İslam'da hadis, şiilikte Ehl-i Beyt olarak bilinen Muhammed ve ailesinin, (On İki İmam ve Muhammed'in kızı Fatıma ) sözleri ve eylemleri olarak sünnet'in, somutlaşmış halidir.[23]

Etimoloji[değiştir | kaynağı değiştir]

Arapçaحديث hadis "rapor", "hesap" veya "anlatı" anlamına gelir.[24][25] Çoğulu aḥādis ( Arapçaأحاديث tir. [9] Hadis ayrıca bir kişinin konuşmasına atıfta bulunur.[26]

Tanım[değiştir | kaynağı değiştir]

Juan Campo'ya göre İslami terminolojide hadis, Muhammed'in söz, fiil veya onun huzurunda söylenen veya yapılan bir şeyi zımnen onayladığı/eleştirdiği anlamına gelir.[19]

İbn Hacer el-Askalani, dini gelenekte hadisin amaçlanan anlamının, Muhammed'e atfedilen ancak Kuran'da bulunmayan bir şey olduğunu söylüyor.[27]

Patricia Crone, hadis tanımına Muhammed'den başkaları tarafından yapılan raporları dahil eder: " Bir olay karşısında, önüne bir nakil zinciri eklenmiş Muhammed'in kendisi veya erken bir arkadaşı gibi bir şahsın belirli bir durumda ne söylediği veya yaptığını kaydeden kısa söz. Ancak, "günümüzde hadis neredeyse her zaman Muhammed'in kendisinden rivayet edilen söz anlamına gelir" diye de ekliyor.

Buna karşılık, Şii İslam Ehl-i Beyt Dijital Kütüphane Projesi'ne göre, "... açık bir Kuran beyanı olmadığında veya Müslüman okullarının üzerinde anlaşmaya vardığı bir Hadis olmadığında. . . . Şii islam... Peygamberin Sünneti'ni türetmek için Ehl-i Beyt'e atıfta bulunur"- bu, sünnet ile birlikte hadisleri Muhammed'in "Gelenekleri" ile sınırlı tutan genel anlayıştan, Sünnetin Ehl-i Beyt, yani Şii İslam'ın İmamlarına genişletilmesi ile ayrılıyor.[28]

Sünnet[değiştir | kaynağı değiştir]

Sünnet Muhammed'in veya ilk İslam toplumunun normatif bir geleneğine atıfta bulunmak için de kullanılır.[19]

Joseph Schacht, hadisi "sünnetin belgeleri"ni sağlamak olarak tanımlar.[29]

Joseph A. Islam iki söz arasında ayrım yapar:

'Hadis' Peygamber'den veya onun öğretilerinden türetildiği iddia edilen sözlü bir iletişim iken, 'Sünnet' (yaşam tarzı, davranış veya örnek) belirli bir topluluk veya halkın hakim geleneklerini ifade eder. 'Sünnet', bir topluluk tarafından nesilden nesile topluca aktarılan bir gelenek iken, hadisler derlenen rivayetlerdir ve çoğu zaman kaynağından yüzyıllarca uzaktadır. Hadis içinde yer alan bir uygulama Sünnet olarak kabul edilebilir, ancak bir Sünnetin onu onaylayan, destekleyici bir hadise sahip olması gerekli değildir.[30]

Halid Abu'l Fadl gibi bazı kaynaklar hadisi sözlü raporlarla sınırlandırır. Onlara göre Muhammed'in eylemleri ve sahabeleri hakkındaki raporlar sünnetin bir parçasıdır, ancak hadis değildir.[31]

Diğer edebiyatlardan farkı[değiştir | kaynağı değiştir]

Hadis'e benzer İslami edebi sınıflandırmalar, megazi ve siyerdir. Konuya göre değil, "nispeten kronolojik" olarak düzenlendikleri için hadisten farklıydılar.

  • Siret (kelimenin tam anlamıyla "gidiş yolu" veya "davranış"), sekizinci yüzyılın ortalarından beri yazılagelen Muhammed'in biyografileridir. Megazi (kelimenin tam anlamıyla "akın,saldır veya gaza") olarak adlandırılan yazılar, Muhammed'in askeri eylemlerine odaklanan yazılardı ve siret literatüründen önce yazılmışlardı, ancak aynı zamanda hayatının askeri olmayan yönlerini de içermekteydiler.[32] Bu nedenle, megazi genel biyografik yönlerden çok askeri yönler öne sürse de, terimlerin anlamlarında örtüşme vardır.

İslam'ın hadislerle ilgili diğer "gelenekleri" şunları içerir:

  • Haber (kelimenin tam anlamıyla haber, bilgi, çoğ. ahbar) hadis ile eşanlamlı olarak kullanılabilir. Ancak bazı bilginler deyimi, Muhammed'le ilgili gelenekler olarak tanımlanan hadislerin aksine, Muhammed'in arkadaşları ve sonraki nesilden, gelen halefleri hakkındaki geleneklere atıfta bulunmak için kullanırlar. İbn Warraq tarafından yapılan başka bir tanım onları, "basit ifadeleri, yetkili alimlerin, evliyaların veya devlet adamlarının sözlerini, olayların raporlarını ve tarihi olaylarla ilgili hikayeleri içeren, İslam'ın ilk dönemlerinden "ayrık anekdotlar veya raporlar" olarak tanımlar.[33]
  • Tersine, eser (iz) genellikle sahabeler ve halefler hakkındaki geleneklere atıfta bulunur, ancak bazen Muhammed hakkındaki gelenekleri çağrıştırır.

Hadislerin derlenmesi[değiştir | kaynağı değiştir]

Bugün kullanılan hadis literatürü, Muhammed'in ölümünden sonra dolaşımda olan sözlü rivayetlere dayanmaktadır. Kuran'ın aksine, hadisler Muhammed'in yaşamı sırasında veya ölümünden hemen sonra yazılmamıştır.[9] Hadisler Muhammed'in ölümünden sonra, Raşidin Halifeliği döneminin sona ermesinden sonra, yazılı olarak derlendiği 8. ve 9. yüzyıllara kadar, Muhammed'in yaşadığı yerden 1.000 kilometre (620 mi) uzakta, büyük koleksiyonlarda derlendi ve bu zamana kadar nesiller boyunca sözlü kaynaklar olarak değerlendirildi. Başlangıçta bu hadislerin sayıları birkaç yüz veya birkaç bin (1. yüzyıl içerisinde 1000 adet) adetle sınırlı iken 3 yüzyıl içerisinde sayı milyonlara ulaşmıştır.[34]

Kuran ayetlerinden [35] "binlerce kez" daha fazla olan içeriğiyle hadisler, İslami inançların "çekirdeği"ni çevreleyen katmanlar şekilde tanımlanmıştır. Tanınmış, yaygın kabul gören hadisler, iç tabakayı oluşturur ve hadis dışa doğru genişledikçe daha az güvenilir ve kabul edilir hale gelir.[12]

Muhammed'in (ve bazen arkadaşlarının) davranışlarına ilişkin hadis derleyicileri tarafından toplanan haberler, Kuran'da bulunmayan zorunlu beş vakit namaz, elbise,[36] duruş [37] gibi ritüel dini uygulamaların ayrıntılarını ve [38] sofra adabı gibi günlük davranışları içerir.[38] Hadisler ayrıca Müslümanlar için Kuran'da kısaca bahsedilen şeyleri açıklayıcı (tefsir) bir kaynaktır.

Günümüzde, İslami uygulama ve inancın parçası kabul edilen unsurlardan Kuran'da değil, hadislerde bahsedilir.[39] Bu nedenle Müslümanlar, Kuran'ın sessiz olduğu alanlarda Müslümanlara İslami uygulama ve inancın ayrıntılarını veren hadislerin İslam'ın doğru şekilde uygulanması için zorunlu bir gereklilik olduğunu iddia ederler. Bunun bir örneği, Kuran'da emredilen, ancak hadislerde açıklanan farz namazlardır.

Örneğin namazın rek'at olarak bilinen bölümlerinin detayları ve bunların kaç defa kılınacağı hadislerde bulunur. Ancak hadislerde bu ayrıntılar farklılık göstermekte ve namaz farklı İslam mezhepleri tarafından farklı şekillerde kılınmaktadır. Diğer taraftan Kurancılar'a göre, Kuran bir konuda sessiz kalıyorsa, bunun nedeni, Tanrı'nın onu önemli tutmadığıdır; ve bazı hadislerin Kuran'la çelişmesi, bazı hadislerin Kuran'ın tamamlayıcısı değil, bozulma kaynağı olduğunun kanıtıdır.[40]

Peygamberin olmayan hadis[değiştir | kaynağı değiştir]

Joseph Schacht, İslam hukukunda Muhammed'in yoldaşlarına dini otoriteler olarak atıfta bulunulmasını "haklı kılmak"ta kullanılan bir hadisi aktarır: "Arkadaşlarım gökteki yıldızlar gibidir." [41][42][43]

Schacht ve diğer bilginlere [44][45] göre, Muhammed'in ölümünden sonraki ilk nesillerde, Sahabe ve Tabi'un hadislerinin kullanımı kural, Muhammed'in hadislerinin kullanılması "istisna" idi.[29] Schacht, Şafii fıkıh mezhebinin kurucusu El-Şafiinin Muhammed'in hadisinin İslam hukuku için kullanılması ilkesini tesis etmesi ve başkalarına ait sözlerin aşağılığını vurgulaması konusunda şunu kaydeder:

"...Peygamber'den gelen bir rivayet karşısında, onu doğrulasalar da, yalanlasalar da, onların sözlerinin hiçbir değeri yoktur; Peygamber'den gelen hadisi bilselerdi, ona uyarlardı." [46][47]

Bu, Sahabe ve diğerlerinden gelen rivayetlerin "neredeyse tamamen ihmal edilmesine" yol açtı.[48]

Hadis koleksiyonları bazen Muhammed'inkileri başkalarının rivayetleriyle karıştırır. İmam Malik'in Muvatta'sı "en eski yazılı hadis koleksiyonu" olarak tanımlanır, ancak Muhammed'in sözleri "arkadaşların sözleriyle harmanlanmıştır" [49] ( Muhammed'den 822 hadis ve diğerlerinden 898 hadis) ).[50][51]

Abd al-Hadi al-Fadli tarafından Girişinde, Kitab-ı Ali, Peygamber'in yetkisiyle yazılan ilk " Ehl-i Beyt hadis kitabı" olarak anılır.[52] Burada Muhammed'in fiil, beyan veya onaylarına "Merfu", sahabelerin fiil, beyan veya onaylarına "mevkuf Arapça(موقوف), tabi'un fiil, beyan veya onaylarına "maktu' Arapça(مقطوع) hadis denir .

Etkileri, tür ve özellikler[değiştir | kaynağı değiştir]

Hadisler Kur'an tefsirleri üzerinde derin ve tartışmalı bir etkiye sahiptir. En eski Kur'an tefsiri Tenvir-el Mikbas olarak bilinir ve İbn Abbas'a atfedilir.

Hadisler, şeriat ve fıkh olarak tanımlanan İslami yargının temelini oluşturur. İslam'da tek bir fıkıh sisteminin değil de paralel sistemlerin olmasının temelinde hadisler yatar.

Bugün mevcut olan erken dönem İslam tarihinin çoğu, birincil kaynak materyaldeki eksiklik ve ikincil materyalin iç çelişkileri nedeniyle sorgulanmasına rağmen, hadislere de dayanmaktadır.

Şii düşünce okulunda hadislere dönük iki temel yaklaşım vardır: Usuli ve Ahbari görüşü. Usuli alimler, hadislerin kabulünde ictihad kullanılarak ilmî olarak incelenmesinin önemini vurgularken, Ahbari alimler dört Şii hadis kitabının tüm hadislerini sahih kabul ederler.[53]

Kudsi hadis; ler bazılarına göre Allah'ın sözleridir.[54]

Seyyid Şerif Curcani'ye göre, kudsî hadis Kur'an'dan, birincisinin "Muhammed'in sözleriyle ifade edilmesi" ile, ikincisi ise birinciden" Allah'ın doğrudan sözleri " olmasıyla ayrılır. Kudsi hadisin sahih olması şartı yoktur, ancak zayıf, hatta uydurma olabilir.[55]

Bir örneği, Muhammed'in şöyle dediğini söyleyen Ebu Hureyre'nin hadisidir:

Allah, yaratmaya hükmettiği zaman, kendi katında bulunan kitabına şöyle yazdırdı (yemin): Rahmetim gazabıma galip gelsin.[56]

Hadis kıssaları, bir kısmı Kur'an'da da anlatılan, bâzı hadis külliyatlarında İslâm peygamberinin ağzından anlatılan mağara ağzını kapatan kaya (Ashab-ı kehf), "ala tenli, kel ve ama", yüz kişiyi öldürüp tevbe eden şahıs, borç alan kişinin deniz suyu üzerinde gönderdiği odun parçası, uhdud, İbrahim ve İsmail, "akşamları hazine malını avuçlayıp götüren cin" gibi ayrıntılı hikâyelerdir. Bazı hadisçiler tarafından bu kıssaların İslâm peygamberine aidiyeti reddedilmemekle birlikte ders verme amacıyla anlatılan temsili (mesel, tr. masal) hikâyeler oldukları da dile getirilmiştir.[57]

Muhammed, Miraçta[58][59] Burak ve Cebrail'le birlikte cehennemi ziyaret eder ve "utanmaz kadınların" saçlarını yabancılara gösterdikleri için ebediyen cezalandırıldıklarını görür. (İran minyatürü, 15. yüzyıl) Mikail Bayram Cemil Kılıç miraç rivayetlerinin kaynağı olarak Zerdüştlerin kitabı Ardavirafnameyi işaret etmektedirler.[60]

Hadisler, İslâm peygamberinin zamanından (Sünnî kaynaklar 200-300, Şiî hadis kitapları 400-500 yıl) birkaç asır sonra yazılan ve İslâm peygamberine bir rivayet zinciri ile isnad edilen söz ve fiillerden oluşan sözlü kültür ürünleridir.[61] Bu rivayetlerde yer alan ve kayda geçiren kişilerin hafıza, dürüstlük ve iyi niyetlerine tamamen güvenme durumunda bile, sözlerin kapsamı ve bağlamıyla ilgili mana ile nakil, unutma, atlama, yanlış hatırlama, abartma, önemsizleştirme, yüceltme veya alçaltma gibi gerçeğin kısmen veya tamamen değiştirilmesi sonucunu doğuran problemlere rastlanması olasıdır. Hadisçilerin zincirdeki son kişiyi görme olanakları bulunsa bile, bir önceki nesle ait ve çoğunlukla ölmüş kişilerden oluşan rivayet zincirlerinin kullanılarak hadislerin doğrulanması veya yanlışlanması mümkün görülmemektedir. Hadisleri rivayet edenler, yazanlar ve dînî kaynak olarak kullananlar bâzı eleştirilerin hedefi olmuşlardır.[62]

Kur'ancılar uydurma hadislerle dolu binlerce hadis kitabı yazıldığından bahisle, bu hadisleri tanımlayıcı bâzı önermeler ileri sürmüşlerdir:[63] Bunlardan bazıları:

  • Kur'an surelerinin faziletleri,
  • Aklı yeren hadisler.
  • Haftanın belirli günlerinde nafile namazları öven ve tavsiye eden hadisler.
  • Recep, Şaban ve Aşure günüyle ilgili hadisler.
  • Ayşe'ye "Humeyra" (pembecik) diye hitap eden hadisler.
  • Kutuplar, gavslar gibi tarikat ve tasavvuf ve mezhep imamlarını konu alan hadisler.
  • Mehdî ile ilgili hadisler.
  • Gaybe ait, yani geleceğe dair tarih veren hadisler. (Şu tarihte şu olacak, şu gün şu olur gibi.)
  • Mürcie, Cehmiyye, Kaderiyye, Eş'ariyye mezheplerinden bahseden hadisler.
  • Kıyamet alametlerinin belirli aylarda ortaya çıkacağını haber veren hadisler.
  • "Ya Ali!" diye başlayan ve Ali'ye vasiyet niteliği taşıyan bütün hadisler.
  • Bu kapsamda siyasi amaçlarla üretilen erken İslam tarihinde siyasi merkezler olan Emevi, Abbasi ve Ali oğulları (Ehl-i beyt) için söylenen abartılı destek ve övgü sözleri de dikkatle incelenmelidir. Bunun bir örneği de "Konstantiniyye muhakkak fethedilecektir. Onu fetheden emîr ne güzel emir, Onu fetheden ordu ne güzel ordudur." şeklindeki rivayettir. Hadis Emevi döneminden başlayarak Araplarca İstanbul'a düzenlenen seferler için motive ediciydi. Ancak İstanbul Türkler tarafından alınınca hadis Arap dünyasında gözden düşürülür. Reşîd Rıza 1926 senesinde yazdığı Menar isimli tefsirde (c. IX, s. 447) "hadisin’ mânâsı Arapların orayı Türk eşkıyasından feth edeceği demektir" sözleri ile dini literatürün sadece uydurulmasına değil, kritik ve yorumuna ilişkin olarak ta siyasi-milliyetçi etkilerin bir örneğini sunar.[64]

Külliyatlar[değiştir | kaynağı değiştir]

İslam'ın farklı mezhepleri farklı hadis koleksiyonlarını referans alır:

Sünni[değiştir | kaynağı değiştir]

Diğerleri[değiştir | kaynağı değiştir]

  • İslam'ın On İki İmamcı Şii dalında, kanonik hadis koleksiyonları Dört Kitaptır: Kitab al-Kafi, Man la yahduruhu al- Faqih, Tahdhib al-Ahkam ve Al-Istibsar .
  • İslam'ın İbadi dalında ana kanonik koleksiyon Tartib al-Musnad'dır . Bu, kendi başına kanonik statüsünü koruyan önceki Jami Sahih koleksiyonunun bir uzantısıdır.
  • İsmaili şii mezhepleri, Daim el-İslam'ı hadis koleksiyonları olarak kullanır.
  • Ahmediye mezhebi genellikle Sünni kanunlara dayanır.
  • Toplu olarak Kurancılar olarak bilinen bazı küçük gruplar, hadis koleksiyonlarının otoritesini tamamen reddediyor.[13][14]

Genel olarak, Şii ve Sünni koleksiyonları arasındaki fark, Şii'lerin Muhammed'in aile ( Ehl-i Beyt ) ve yakın arkadaşlarına atfedilen hadisleri tercih etmesi, Sünnilerin ise hadis ve sünneti değerlendirirken aile soyunu dikkate almamasıdır.[65]

Tarih, gelenek ve kullanım[değiştir | kaynağı değiştir]

Tarih[değiştir | kaynağı değiştir]

Muhammed'in hayatı ve İslam'ın erken tarihi, Muhammed'in 632'deki ölümünden sonra yüz yıldan fazla bir süre boyunca çoğunlukla sözlü olarak aktarıldı. Müslüman tarihçiler genellikle, Muhammed'in kendisi ve Osman bin Affan'ın Muhammedin söz ve eylemlerini yazması için Müslümanları teşvik ettiğine inanıldığını söylüyorlar.[66][67]

Osman'ın çalışmaları, 656'da askerler tarafından öldürülmesiyle yarıda kesildi. Bu döneme ait yaşayan hiçbir kaynak yok.[68]

Arap dünyasının İngiliz tarihçisi Alfred Guillaume'ye göre, Emeviler döneminde "birkaç küçük hadis koleksiyonunun" toplandığı "kesin"dir.[69]

Artık anlaşıldığı şekliyle İslam hukukunda Muhammedin hadislerinin kullanımı ( isnad vb.) yavaş yavaş ortaya çıkar. Joseph Schacht, Ignaz Goldziher ve Daniel W. Brown gibi bilim adamlarına göre, İslam fıkhının ilk okulları [70], Peygamber'in sahabelerinin hükümlerini, Halifelerin hükümlerini ve “hukukçular arasında genel kabul görmüş” uygulamaları kullanmışlardı. Halife Ömer ölüm döşeğinde Müslümanlara Kuran, muhacirler, ensar ve bedevilerden rehberlik aramalarını tavsiye eder. [71]

Alimler Harald Motzki ve Daniel W. Brown'a göre, bize ulaşan en eski İslami hukuki muhakemeler "neredeyse hiçbir hadis içermiyor"du". Bu infiltrasyon ve bütünleşme h. 2.yy'da kademeli olarak gerçekleşti.[72][73]

Muhammed'in bir hadisinin nihai otoritesini vurgulayan, Ebu Abdullah Muhammed bin İdris eş - Şâfi'i (AH 150-204) idi [45][74]; "yani Kuran bile " hadisler ışığında yorumlanmalıdır, tersi değil." [75][76]

Geleneksel olarak Kuran otorite olarak sünnetin üzerinde kabul edilirken, Al Şafi'i "güçlü bir şekilde" sünnetin Daniel Brown'a göre "Kur'an ile eşit düzeyde" olduğunu savunuyordu, Daniel Brown' bunun için Şafi'i'nin “Peygamberin emri Allah’ın emridir” sözünü örnek gösteriyor.[77][78]   851'de rasyonalist Mu'tezile düşünce okulu, Abbasi Halifeliği'nin gözünden düştü.  Mu'tezile için "hakikatin hakimi... insan aklı" ydı [79] ve hakikat için Kuran ve hadislerin literal anlamına bakan hadisçilerle çatıştılar. Kuran resmi olarak derlenip onaylanmış iken, hadislerde durum böyle değildi. Bunun bir sonucu, hadislerin sayısı, hadisi aktaran kişiye göre "şüpheli bir şekilde doğrudan bağlantılı olarak çoğalmaya" başladı.

Gelenekçiler, Şeriat yerine insan fikrini dinlemeye karşı uyaran bir hadis aktardılar.

Ebû Hanîfe'nin mezarı, Bağdat İmam Ebû Hanife'ye göre sahih hadislerin sayısı yalnızca on yedi adet idi.[80]

Hanefiler, "Ümmetimde olacak Ebû Hanife adında bir adamı çıkacak ve ona nur yol gösterici olacak." Hatta üzerinde ittifak edilen, "Size ne sizin ne de atalarınızın duymadığı hadisleri getirecek yalancılar, sahtekarlar olacaktır, onlardan sakının" [81] şeklinde hadisleri ileri sürdüler.

Ayrıca hadislerin sayısı da önemli derecede artmıştı. Malik bin Enes,1720 ifade veya eylemi Muhammed'e atfetmişti, ancak bunun yüz katı kadar hadis toplayan insanları bulmak artık olağandışı bir durum değildi. 

Abbâsî alimleri, tartışmalı konularda farklı görüşleri destekleyen çok çeşitli rivayetlerden oluşan ve bazıları birbiriyle tamamen çelişen büyük bir külliyatla karşı karşıya kaldılar. Hangi hadisin sahih olduğuna ve hangilerinin siyasi veya teolojik amaçlarla uydurulduğuna alimler karar vermek zorundaydılar. Bunu için, Müslümanların artık hadis ilmi dedikleri bir takım teknikleri kullandılar.[82]

Başlangıçta hadislerin yazılmasına karşı çıkılmış,[83] birkaç yüzyıl devam eden sözlü dönemden sonra bu tutum değişerek, neredeyse bütün duyumların ve rivayetlerin kaydedildiği, sonra da tasniflerinin yapıldığı zengin bir yazılı döneme geçilmiştir.

Ebu Hureyre'den rivayet edilen bir hadis ise şöyledir: "Biz hadis yazarken Hazreti Peygamber yanımıza geldi ve: "Yazdığınız şey nedir?" dedi. "Senden işittiğimiz hadisler", dedik. Hazreti Peygamber: "Allah'ın Kitabı'ndan başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah'ın Kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için dalalete düştüler", dedi."[84][85]

Ebu Said el-Hudrî'den rivâyet edilen bir hadis'te İslâm Peygamberi'nin; "Benden Kur’an haricinde hiçbir şey yazmayınız. Kur'an'dan başka benden bir şey yazmış olan varsa onu derhal imha etsin. Benden hadis rivayet ediniz, bunun bir mahzuru yoktur, benim söylemediğim bir şeyi kim bile bile bana isnad ederse cehennemdeki yerine hazırlansın." dediği rivayet edilmektedir.[85][86][87] Hattabî, kitabında bu hadise işaret ederek İslâm Peygamberi'nin birbirine karışmaması için hadisle Kur'an'ın aynı sayfalara yazılmasını yasaklandığını ifade eder.[88] Hadis yazılmasının ertelenmesine gerekçe olarak Kur'an ile karışma ihtimalinden bahseden görüş bulunmakla birlikte, Hicr suresi 9. ayette Kur’ân'ın ilâhî koruma altında olduğu, onu tahrif etmeye veya ortadan kaldırmaya yönelik her teşebbüsün boşa çıkacağı açıkça belirtilir.[89] Ayrıca sahabe tarafından tefsir maksatlı ayetlerin arasına yazılan ve Kur'an'dan olduğu zannedilen müdrec kıraatlerin bulunduğu ve bunları şaz kıraatler tanımı içinde değerlendirmek gerektiği belirtilmektedir.[90]

Ancak Muhammed hadis yazması için bâzı sahabiye hususi izin vermiştir.[91][92][93][94] Abdullah bin 'Amr' bunlardan birisidir.[95] Yine Yemen'li Ebû Şâh'ın hadisi de İslâm Peygamberi'nin hayatının son yıllarında hadislerin yazılmasına izin verdiğini göstermektedir.[96] Sonraki dönemlerde Kur'an ayetlerinin başka sözlerle karışması endişesinin ortadan kalkmasıyla İslâm Peygamberi'nin, "İlmi (hadisi) yazı ile tespit ediniz"[97] şeklinde hadislerin yazılmasına müsaade ettiğine inanılır. Sahabeden bâzı kişilerin hadisleri Sahife denilen mecmualarda topladığı, ancak, dört halifenin hadis yazımına olumsuz yaklaşması ve bunların zamanla (Yahudi sözlü kanunları mişnada olduğu gibi) kutsanabileceği endişesiyle hadis mecmualarını toplatıp yaktırdıkları ve hadisin değil de sadece Kur'anın kaynak görülmesini istedikleri kaydedilmiştir.[98]

Hâlen elde mevcut en eski Hadis eseri olduğu belirtilen Ebu Hureyre'ye ait 140 kadar hadis rivayeti ihtiva eden ve talebesi Hemmam İbn Munebbih tarafından yazılan es-Sahîfe es-Sahîha adlı kitabın zamanımıza kadar muhafaza edilmiş olduğu belirtilse de[99] 1953 senesinde Prof. M. Hamidullah tarafından bulunarak neşredilen Şam ve Berlin nüshalarından eski olanı Şam nüshası hicrî 6. yy.'dan (miladî 12. yy'dan) kalmadır.[100] Hemmâm b. Munebbih H. 132 (M.S. 750) yılında vefat ettiğine göre[101] bu nüsha onun vefatından çok sonra istinsah edilmiştir.

Hadislerin sistematik olarak yazılıp-toplanmasına tabiîn zamanında başlandı. Muhammad ibn-i Muslim ibn-i Ubeydullah, hadisleri verimli bir şekilde anlatmıştır.[102] İbn-i Hacer'e göre İbn Şihab Zuhrî, ilk hadis toplayan kişidir ve Miladi 719 yılında Ömer bin Abdülaziz'in emriyle hadisleri toplamaya başlamıştır.”[103] Zuhri'nin hadisleri yazdırmasındaki sebeplerden biri muhtemelen bir kısmı kendisine değişli bazı rivayetlerin Iraklı râviler tarafından değiştirildiğini görmesidir. Kendisinin, “Buradan bir karış olarak çıkan hadis Irak’tan döndüğünde bir kulaç olur[104] ve, “Meşriktan gelen şu tanımadığımız rivayetler olmasaydı hadis yazımına müsaade etmezdik” sözleri[105] bu manada ele alınabilir.[106] Fakat Zuhrî'den hiçbir kitap kalmamıştır.[107] Hadis rivayetleri, Neysâbûrî (ö. 258) tarafından iki cilt hâlinde toplanmıştır ve bu esere ez-Zuhriyyât denilmektedir.[108]

Hadisleri ilk olarak büyük ölçüde toplayarak bir araya getiren İmam Mâlik, bunları Muvattâ adlı eserinde toplamıştır.[109]

Abbasîler döneminde Mütevekkil'in İbn Ebu Şeybe ve ağabeyi Osman'ın bulunduğu bir ekibi yüksek maaş ve tahsisata bağlayarak Mu‘tezile ve Cehmiyye’ye ait görüşleri reddeder mahiyetteki hadisler ile rü’yet hakkındaki hadisleri halka anlatmasını istediği belirtilir.[110]

İmam Buhârî (810-869) ve diğer hadis imamları İslâm Peygamberi'nin ölümünden yaklaşık iki yüzyıl sonra, o zamana kadar rivayetlerle aktarılan bu "sözlü kültür ürünleri"ni toplayıp yazarak hadis külliyatlarını oluşturdular.

Sünnî ekol arasında güvenilen ünlü olmuş altı adet (Kütüb-i sitte) hadis külliyatı bulunur. Bunlardan Buhârî ve Müslim'in kitaplarına sahiheyn de denilir. Buhârî ve Müslim'in kitaplarında ortak olarak bulunan hadislere müttefekun aleyh denilir. Bazı hadis külliyatları ise yazarları tarafından Cami, Müsned, Mucem, Müstedrek, Mustahrec, Cüz, Tabâkat gibi isimlerle isimlendirilmişlerdir.

Hadis öğrenimi mecâlis denilen sohbet toplantıları şeklinde İslâm'ın ilk devirlerinde başlanmıştır. Eğitimin sistematize edilmesi özel medreselerin açılmasıyla başlamıştır. Hadis öğretimi yaptığı bilinen ilk dâru'l hadîs, Hicrî 6. yüzyılda (M 12. yüzyıl) Şam'da Sultan Nûreddîn Mahmud tarafından kurulan “en-Nûriyye” medresesi olup ilk idarecisi İbn Asâkir'dir. Bundan sonra Eyyûbî hükümdarlarından Nâsıruddin Muhammed tarafından H 622 (M 1225) Kahire'de “el-Medresetu'l-Kâmiliyye” kurulmuştur. H 626'da yine Şam'da el-Meliku'l-Eşref Ebu'l-Feth Musa b. Âdil “el-Medresetu'l Eşrefiyye” adlı ikinci bir dâru'l-hadis açıldı. Yine hicrî altıncı yüzyılda aynı yerde Emevî Camii içinde Seyfeddîn Muhammed bin Urve'ye nisbetle “Dâru'l-Hadîsi'l-Urviyye” adını taşıyan ve bir kütüphânesi olan başka bir hadis medresesi daha açıldı. Daha sonraları İslâm âleminin her tarafında dâru'l-hadisler yaygınlaştı.[111][112]

Başlıca râvîler[değiştir | kaynağı değiştir]

Ehl-i Sünnet'in hadis kitaplarında kendilerinden en çok hadis rivayet edilen sahabeler (müksirûn) ve rivayet edilen hadislerin sayıları;[113]

Muhammed zamanında yazılan sahîfeler[değiştir | kaynağı değiştir]

  • Sa'd b. Ub'ade el-Ensârînin sahîfesi.[114][115] Ancak Buhârî, bu sahîfenin Abdullah b. Ebî Evfa'nın sahîfesinin bir nüshası olduğunu söylemektedir.[116][117]
  • Semure b. Cündüb'ün sahîfesi.[118]
  • Câbir b. Abdullâh'ın sahîfesi.[119][120]
  • Abdullah b. 'Amr b. 'Âs'ın sahîfesi: Sahîfe-i sâdıka.[121][122] İbnu'l Esîr'in söylediğine göre bu sahifede bin hadis bulunmaktadır.[123]
  • Hicretin birinci yılında İslâm Peygamberi'nin kendisinin yazılmasını emrettiği sahîfe. Medinede'ki Yahudilerle yapılan antlaşmanın tedvîn edildiği sahîfedir.[124]
  • Abdullah b. Abbas'ın sahîfesi.[125]

Ancak sahabeye ait olduğu iddia edilen bu sahifelerden hiçbiri daha sonraki nesillere ulaşmamıştır.[126]

Şii ve Sünni metin gelenekleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Sünni ve Şii hadis koleksiyonları farklıdır. Muhammed'in ölümünü takip eden liderlik tartışmalarında Ali'den ziyade Ebu Bekir ve Ömer'in tarafını tutan rivayetleri nakleden râviler Şii tarafından güvenilmez olarak kodlanırken Ali'ye, Muhammed'in ailesine ve onların taraftarlarına kaynak veren rivayetler tercih edilir. Sünni alimler, Şiilerin reddettiği Aişe gibi ravilere güvenirler. Hadis koleksiyonlarındaki farklılıklar, ibadet uygulamaları ve şeriat hukukundaki farklılıklara katkıda bulundu ve iki gelenek arasındaki ayrım çizgisini sertleştirdi.

Sünni geleneğinde kapsam ve doğa[değiştir | kaynağı değiştir]

Sünnî gelenekte, bu tür metinlerin sayısı yedi ile on üç bin arasında bir yerdedir, fakat aynı metni paylaşan birçok isnad ayrı hadis olarak sayıldığından hadislerin sayısı çok daha fazladır. Diyelim ki on sahabe, Muhammed'in hayatındaki tek bir olayı bildiren bir metin kaydederse, hadis alimleri bunu on hadis sayabilirler. Yani örneğin Ahmed Bin Hanbel'in Müsned'inde 30.000'den fazla hadisi vardır - ancak bu sayı, metin içinde veya rivayet zincirleri içinde küçük farklılıkları kaydetmek için tekrarlanan metinleri içerir. Hem bir metnin en sağlam rivayetini hem de rivayetlerinde en sağlam ravileri tespit etmek için çeşitli metinlerin ravilerini tespit etmek, aynı metinlerin rivayetlerini karşılaştırmak 2. yüzyıl boyunca hadis alimlerini meşgul etmiştir.

İslam'ın 3. yüzyılında (225-275), hadis uzmanları, seçtikleri ve en sağlam şekilde belgelendiğini düşündükleri ve Müslüman alimlerce referans alınan 2 ile 5 bin hadisten oluşan hadis külliyatlarını yazdılar.

4. ve 5. yüzyıl, bu altı eserin oldukça geniş bir şekilde yorumlandığını gördü.

Buhari ve Müslim, hadislerin sadece en sahihlerini topladıklarını iddia etmişlerdi. Sonraki alimler de onların iddialarını kabul ettiler ve bugün de onlar en güvenilir hadis koleksiyonları olarak kabul ediliyorlar.[127]

5. yüzyılın sonlarında, İbni Tahir el-Qaisarani, Sünni kanonunu bu güne kadar kalan bir tasvirle resmi olarak altı önemli eserde standartlaştırdı.[128][129][130]

Yüzyıllar boyunca, birkaç farklı koleksiyon kategorisi ortaya çıktı. Musannef, mu'cem ve câmi' gibi isimlerle yazılanlar daha genel, sünen'ler (hukuki-litürjik geleneklerle sınırlı) ya da kırk hadisler gibi bazıları işlenen konulara daha spesifiktir.[131]

Şii geleneğinde kapsam ve doğa[değiştir | kaynağı değiştir]

Şiiler, Sünnilerin ravilerinin çoğuna güvenmedikleri için, altı büyük hadis koleksiyonunu nadiren kullanırlar. Kendi geniş hadis literatürüne sahiptirler. En iyi bilinen hadis koleksiyonları şu Dört Kitap'tırː [132] Muhammed ibn Ya'qub al-Kulayni al-Razi (329 AH ) tarafından yazılan Kitab al-Kafi, Muhammed ibn Babuya tarafından Man la yahduruhu al- Faqih ve ikisi de Şeyh Muhammed Tusi tarafından derlenen Al-Tahdhib ve Al-Istibsar .

Şii din adamları da sonraki yazarların kapsamlı koleksiyon ve yorumlarından yararlanır. İmam Ali er-Rıza şöyle nakledilir: "Hadislerimizde Kur'an'da olduğu gibi müteşabih ve Muhkemler vardır. Belirsiz olanları açık olanlara yönlendirmelisiniz.” [133] :15

Şiilerin çoğunluğu Sünni'lerin aksine hadis koleksiyonlarının hiçbirini bütünüyle sahih görmezler. Ancak Ahbari mezhebi dört kitaptaki tüm hadisleri sahih kabul eder.[134]

Şii düşünce okulunda hadisin önemi iyi belgelenmiştir. Bu, Muhammed'in kuzeni Ali ibn Ebi Talib tarafından yakalanabilir: ""Taraftarlarımız(şia)dan kim şeriatımızı bilir ve ümmetimizin zayıflarını cehalet karanlıklarından bizim (Ehl-i Beyt) kendilerine ihsan ettiğimiz ilim nuruna (Hadis) çıkarırsa, o kıyamet gününde, başında bir taçla gelecek, Kıyamet ovasında toplanan insanlar arasında parlayacak." [133]

Muhammed'in soyundan gelen Hasan el-Askeri, bu rivayete destek vererek, "Kim dünya hayatında cehalet karanlığından çıkardıysa, kıyâmet ovasının karanlıklarından cennete çıkarılmak üzere nurunu tutabilir. Sonra onun dünya hayatında hayırdan bir şeyler öğrettiği veya kalbinden bir cehalet kilidi açtığı veya şüphelerini giderdiği kimseler gelir." [133]

Doğruluğun önemi için Muhammedin torunu Muhammed Bakır'ın "Şüpheli bir meselede durmak, helake girmekten daha hayırlıdır. Hadis rivayet etmemen, iyice araştırmadığın bir hadis rivayet etmenden daha hayırlıdır. Her doğrunun üzerinde bir gerçek, her gerçeğin üzerinde bir ışık vardır. Allah'ın kitabına ne uyuyorsa onu al, ihtilafa düşeni de bırak." dediği kaydedilir.[133] :10

El-Bakır ayrıca, Ehl-i Beyt'in, Muhammed'in eski bir arkadaşı olan Cabir ibn Abd Allah ile yaptığı konuşma aracılığıyla Muhammed'in geleneklerini korumaya özverili bağlılığını vurguladı. Bakır dedi ki: "Ey Cabir, seninle görüş ve arzularımızdan konuşsaydık, helak edilenlerden sayılırdık. Allah Resulü'nden alıp koruduğumuz hadisi size söylüyoruz, "Allah'ım, Muhammed'e ve ailesine (onların altınlarını ve gümüşlerini emanet ettikleri gibi), senin davana hizmetlerine layık bir tazminat ver." [133] Ayrıca el-Bakır oğlu Cafer es-Sadık'ın hadis hakkında şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Onu yazmalısın, yazmadıkça hatırlayamazsın." [133] :33

Dindeki yeri[değiştir | kaynağı değiştir]

Kur’an'ın farklı yorumları gibi hadislerin de farklı yorumlarının yapılması, hangi hadislerin kaynak kabul edileceği, hangilerinin edilmeyeceği gibi hususlar farklı fıkıh mezheplerinin oluşmasına yol açmıştır. Şiî, Alevî ve Sünnîlerin anlayışları farklı olduğu gibi, Sünnîlerin Bağdat ekolü (Hanefî mezhebi) ile diğer ekollerin (ehl-i hadis, nakilciler) kendi içlerindeki yaklaşımları da farklılıklar göstermiştir. 7. yüzyılda aklı öne çıkaran kelamcılar ile ehli-hadis arasında tartışmalar çıkmış ve hadisler sorgulanmaya başlanmıştır. Birbiriyle zıtlaşan akıl ile nakil arasında hangisinin tercih edilmesi gerektiği tartışmaları İslâm coğrafyasında son dönemlere kadar devam etmiştir.

Sünnî İslâm anlayışında hadis Kur'an'ı açıklayıcı ikincil bir kaynak olarak düşünülür. İslâm inançları, ibadet, tefsir, siyer, fıkıh, tasavvuf ve tarikat gibi alanlarda yol gösterici, bazen de şeriat hükümlerinde olduğu gibi kanun belirleyici ve emredici olarak görülür. Bu anlayışta bir kısım hadislerin zayıf veya uydurulmuş olabileceği, ancak hadis imamlarının bu sözleri ayıkladıklarına inanılır. Sünnî anlayış “Hayır; Rabbine and olsun ki bunlar inanmazlar. Ama aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem yapar, sonra verdiğin kararı, içlerinde bir sıkıntı duymadan kabul eder ve tam olarak teslim olurlarsa başka.” (Nisa 4/65) gibi bâzı Kur'an ayetlerine dayandırılır.

Ehl-i rey (Akılcılar)[değiştir | kaynağı değiştir]

İmam Ebu Hanife ve takipçileri dinî görüşlerini oluşturmada diğer imamların aksine hadislerin sıhhatine daha az güvenmekte ve onlara az yer vermekteydi. Ebu Hanife rey ehli olarak bilinir, hadisleri sadece senet ve rivayet açısından değil, anlam açısından da kritiğe tâbî tutar.[135] Mana açısından akla aykırı gördüğü ve İslâm Peygamberi'ne atfedilemiyeceğine inandığı hadisleri kabul etmez ve bu hadislere aykırı fetvalar vermekten çekinmezdi. Bu şekilde 200 kadar hadise aykırı fetvası bilinir ve bu yüzden bâzı hadisçiler tarafından tenkit edilir.[136][137] Mevcut kaynaklara göre Ebû Hanîfe’yi tenkit edenlerin başında Buhârî gelmektedir. Buhârî el-Câmiʿu’ṣ-ṣaḥîḥ’inin bab başlıklarında isim zikretmeden, “Kāle ba‘zu’n-nâs” (insanlardan biri şöyle dedi) ifadesini kullanarak Ebû Hanîfe’yi tenkit etmiş,[138] diğer eserlerinde de onun İslâm dinine zarar veren Mürcie’ye mensup olduğuna ilişkin rivayetleri zikretmiştir[139] Hatta Buhârî'nin ed-Duafâü‟s-Sağir adlı eserinin 388 numaralı maddesinde Ebu Hanife'nin iki defa küfürden imana davet edildiğiyle ilgili bir rivayete yer verdiği belirtilir.[140] Hadisleri kaale almayan ve Rey (Akıl ve görüş)'ci tutumu sebebiyle katledildiği düşünülen Ebu Hanife'nin mezhebi talebesi ve nakilcisi olan Ebu Yusuf eliyle kısa sürede hadisçi-nakilci bir çizgiye çekilmiştir.[62]

Hatîb el-Bağdâdî'nin (ö. 463/1071) eseri Târîhu Bağdâd'da yer alan ve Buhâri, Müslim, İbn Mâce gibi muhaddislerin hocası İbn Ebî Şeybe'nin İmam Ebû Hanîfe ile ilgili olarak «görüyorum ki yahudi idi» dediği şeklindeki rivayet.

Ehl-i hadis[değiştir | kaynağı değiştir]

Ahmed İbn-i Hanbel, Şafii ve İmam Malik gibi, hadisleri derleyen ve fıkhi görüşlerini bu rivayetlere dayandıran nakilcilerden oluşuyordu. Nakilciler rivayet zinciri açısından "sahih" gördükleri hadisleri muhkem nasslar olarak değerlendirirler ve akıl yönünden kritiğe tâbî tutmazlar.

Rivayetçi eğilimlerin bir başka karakteristiği, halkın nezdinde hadislerin itibarını artırmak için hadis imamlarına insan üstü vasıflar yüklenmesidir. Bu rivayetlere göre hadis imamları milyonlarca hadisi râvî zincirleriyle birlikte hafızalarında tutabilirler. İmam Buhârî, bir hadisi kaynağından almak için aylarca yolculuk yapar, ancak rivayet eden kişinin boş eliyle ahıra götürerek atını kandırdığı için hadisi ondan almaktan vazgeçer, şartlarına tamamen uygun bile olsa rüyasında peygamberi görerek kaydettiği bütün hadisleri tasdik ettirir.

İmamiyye Şiiliği yalnızca 12 imam kanalıyla gelen söz ve rivayetleri dinî kaynak (hadis) olarak kabul etmektedir.[141] Bu anlayışta İslâm Peygamberi'nin sözleri yanında 12 imamın söz ve hikâyelerine de hadis denilir.

Kur'ancılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Kur'ancı Müslümanlar Kur'an merkezli İslâm'ı savunan bâzı gruplardır. Bunlar için hadislerin herhangi bir dînî değeri yoktur.[142] Bunlar da anlayışlarını Kur'anın kendisini "tam", "apaçık", "ayrıntılı" ve "mükemmel" olarak tanımlaması ve "Kur'an'da biz hiçbir şeyi unutmadık" benzeri ayetlerine ve hadislerle ilgili sorunlara dayandırırlar. Alevî İslâm anlayışında da Sünnî veya Şiî hadis koleksiyonlarına herhangi bir değer atfedilmez.

Muhammed İkbal gibi bâzı âlimlere göre hadisler kanun kaynağı olarak kullanılamaz,[143] fıkıh usulünde ve inançla ilgili konularda kanıt olamaz.[144]

Mustafa İslamoğlu, İslâm'da mutlak kriterlerle hareket edilmediğini, Sahih-i Buhârî ve Sahîh-i Müslim'in kendi kriterlerine göre sahih olan hadisleri eserlerinde topladığına işaret eder. Mesela Buhârî'nin sika dediği (güvenilir) 420 küsur râvînin hadislerini talebesi Müslim, kitabına almamıştır. Yine Müslim'in güvenilir dediği 600 küsur râvînin hadislerine ise hocası Buhârî güvenmemiştir. Dolayısıyla güvenilirliğin kriteri içtihâdîdir, kişiseldir. Başka bir ifadeyle hadise sahih olması, ona sahih diyene göredir, "demektedir.[145] İslamoğlu'na göre rivayet edilmiş 1.000.000 hadîsin aslen kaç olduğu konusu, Ebû Dâvûd tarafından ciddi olarak tartışılmış, bu sayının 4.500-6.300 civarında olduğu ileri sürülmüştür. Hadis ilminin bu saatten sonra devam edecekse bu 1.000.000'u nasıl "6.000'e irca ederiz", konusu artık bu olmalıdır der.[145]

Batılı akademisyenlere (müsteşriklere) göre[değiştir | kaynağı değiştir]

Aloys Sprenger, William Muir ve Reinhart Dozy gibi müsteşriklere göre Buhari ve benzeri kaynaklarda yer alan hadislerin yarısı veya buna yakın kısmı güvenilebilecek materyallerdir. Jay Horowitz ise hadislere güvenilebileceğini belirtmekle birlikte Hadislerin Peygamber zamanından 200-300 yıl sonra yazıldığı iddiasının gülünç bir iddia olduğunu belirtir.[146] C. Snouck Hurgronje, David Samuel Margoliouth, Henri Lammens ve Ignaz Goldziher gibi bâzı müsteşriklerse hadislere bu kadar da güvenmemektedirler. Margoiouth'a göre sünnet, başlangıçta İslâm öncesi toplumun âdetleri için kullanılan bir kavram iken, bu uygulamalara İslâm Peygamberi'ne atfedilmek suretiyle otorite kazandırılmıştır.[147]

Modern kullanım[değiştir | kaynağı değiştir]

İmam Nevevi'nin Kırk Hadisi, Kahire, Mısır'daki Sultan Hassan Camii-Medresesinde öğretildi

Ana akım mezhepler, hadisleri İslam'ın kutsal kitabı olan Kuran'ın açıklayıcısı tamamlayıcısı görürler. Hadis uzmanı İbnü's-Salah, hadis ile dinin diğer yönleri arasındaki ilişkiyi şöyle açıklar:"Çeşitli dallardaki ilimlerin içlerinden en önemlisi fıkıhtır" [148] İbn Hacer "Buradaki 'diğer bilimler'den kastedilen dinle ilgili olanlardır" diye açıklıyor, "Kur'an tefsiri, hadis ve hukuk. Hadis ilmi, bu üç ilimden her birinin sergilediği ihtiyaçtan dolayı en yaygın olanı haline geldi. İhtiyaç ortadadır. Kur'an tefsir'ine gelince, Allah'ın kelamını açıklamak için tercih edilen yol, Muhammed'in sözü olarak kabul edilenler iledir. Buna bakan, kabul edilebiliri kabul edilemezden ayırma ihtiyacındadır. Fıkıhla ilgili olarak, fakih, istisna için kabul edilebilir olana delil göstermeye muhtaçtır ki bu ancak hadis ilmiyle mümkün olan bir şeydir.” [149]

Çalışmalar ve doğrulama[değiştir | kaynağı değiştir]

Hadisler, muhaddis denilen hadis âlimleri tarafından değişik sınıflandırmalara tâbî tutulmuşlardır. Ancak bu sınıflandırmalar mutlak olmayıp sınıflandırmayı yapan kişinin bilgi altyapısı, ön kabulleri, tanımları ve değerlendirmeleri gibi unsurlara dayanır. Bir dînî otoritenin mütevatir, sahih veya muteber bulduğu hadis bir başka otoriteye göre zayıf, uydurma veya merdud olarak tanımlanabilir.[150][151] örnek; Kuranda bir ayete dayanan [152] Ay'ın ikiye bölünmesi hadisleri.

Bir hadisin sıhhati öncelikle onun nakil zinciri (isnad) ile doğrulanır. Aktarım zinciri de sahte olabileceğinden, Müslüman bilginler tarafından verilen özgünlük statüsü, oryantalist veya tarihçiler tarafından kabul edilmez. Ignaz Goldziherr, birçok hadisin kronolojik ve içerik olarak Muhammed'in dönemine uymadığını göstermiştir. Bu nedenle birçok Oryantalist, hadisleri genel olarak daha sonraki bir dönemin, dönemsel icadı olarak gördü. Bu aşırı eleştirel tutum bugün norm değil. Farklı hadislerin karşılaştırılması ve incelenmesi, hangi hadislerin sahih, hangilerinin olmadığı tespit edilemese de 7. yüzyılda birçok hadisin kaydedilmiş olması gerektiğini göstermektedir.[153] Bernard Lewis'e göre, "İslami yüzyılların başlarında, bir davayı, bir görüşü ya da bir hizbi teşvik etmenin, Peygamber'in uygun bir eylemini ya da sözünü alıntılamaktan daha iyi bir yolu olamazdı." diyor. Bu sahteciliklerle savaşmak için, ilm al cerh veya ilm al dirayah olarak isimlendirilen ayrıntılı hadis araştırma bilimi [154] hadisleri eleştirmek-onaylamak tasarlanmıştır.[155]

Hadis çalışmaları, Muhammed'e atfedilen haberlerin doğruluğunu belirlemek için bir dizi değerlendirme yöntemi kullanır. Bu sağlama şu şekilde yapılır:

  • aktarımında yer alan bireysel anlatıcılar,
  • raporun aktarım ölçeği,
  • rapor metnini analiz etmek ve
  • raporun iletildiği yollar.

Bu kriterlerden hareketle hadisler tasnif edilmiştir. Kapsamlı ilk eser Ebu Muhammed er-Ramhürmiziye ait el-Muhaddis el-Fasıl, bir diğeri önemli eser Hakim en-Nişaburinin Marifat ulum el-hadis'idir. İbnü's-Salah'ın ' <i id="mwAnU">Ulum al-hadis'i</i>, hadis araştırmalarında standart klasik referans olarak kabul edilir.[19]

Bazı Hadis metodolojisi ekolleri, on altı kadar ayrı test uygular.[156]

Biyografik değerlendirme[değiştir | kaynağı değiştir]

Biyografik analiz ( 'ilm al-ricāl ) de nakilciler incelenir. Bu, doğum tarihi ve yerlerini, aile bağlantılarını, öğretmen ve öğrencileri; dindarlık, ahlaki davranış, edebi ürünleri; seyahatlerini ve ölüm tarihlerini analiz etmeyi içerir.

Bu kriterlere göre râvînin güvenilirliği ( sikā ) değerlendirilir. Aynı zamanda, zincirdeki diğer vericilerle olan eşzamanlılık ve coğrafi yakınlıklarından çıkarsanan, bireyin raporu gerçekten iletip iletmediği de belirlenmeye çalışılır.[157][156]

Biyografik sözlüklere örnek olarak şunlar verilebilir: Abd al-Ghani al-Makdisi'nin Al-Kamal fi Esma' al-Rijal'i, İbn Hacer al- Askalani'nin Tahdhīb al-Tahdhīb'i ve al -Dhahabi'nin Tadhkirat al-huffaz'ı .[158]

İletim ölçeği[değiştir | kaynağı değiştir]

Önemli meselelere ilişkin hadislerin bir dizi birbirinden bağımsız zincirden geçmesi gerekir.[156]

Birçok güvenilir kanaldan gelen rivayetler için mütevatir terimi kullanılır.

Bu standardı karşılamayan raporlar aahad olarak bilinir ve birkaç farklı türdendir.[19]

Metni analiz etme[değiştir | kaynağı değiştir]

Muhammed Şafi'ye göre, isnadı incelenen hadislerin metni şu açılardan incelenmelidir:

  • Kuran'la çelişki [156]
  • Güvenilir hadislerle çelişki [156]
  • Sağduyu ve mantık [156]
  • Sadece destekçileri veya ailesi aracılığıyla iletilen ve diğer bağımsız kanallardan gelen haberlerle desteklenmeyen bir birey veya bireylerin önemine ilişkin olması.[156]

Eleştirmenler, metnin incelenmesini içeren yukarıdaki açıklamanın aksine, tasdik sürecinin "hadisin kendisini değil, hikayeyi nakleden râviler zincirinin incelenmesiyle sınırlı" olduğunu kaydederler. Joseph Schacht, "hadislerin tüm teknik eleştirisinin ... esas olarak isnadların tenkidi"ne dayandığını, bunun sahte hadisleri ortadan kaldırmada etkisiz olduğuna diğerleri gibi kendisinin de inandığını belirtmektedir.[159] NJ Coulson "Zincirin kesintisiz olması ve bireysel halkalarının güvenilir kişiler sayılması şartıyla, hadis bağlayıcı bir kanun olarak kabul edilmiştir. Dini inancın şartlarına göre, raporun içeriği sorgulanamaz; çünkü bu, ilahi vahyin özüydü ve bu nedenle herhangi bir yasal veya tarihsel eleştiriye açık değildi" [160] der.

Terminoloji: makbul ve makbul olmayan hadisler[değiştir | kaynağı değiştir]

Değerlendirildikten sonra hadisler kategorize edilebilir. İki kategori şunlardır:

  • Sahih (doğru, otantik),
  • Za'if (zayıf)

Diğer sınıflandırmalar şunları içerir:

  • Hasen Kusurlu bir sahîh rivayet veya başka teyit edici rivayet nedeniyle güçlendirilmiş zayıf bir rivayete atıfta bulunur (iyi);
  • Mevzu' (fabrikasyon, uydurma),
  • Münker, daha güvenilir başka bir ravi ile çelişen, güvenilir olmayan bir râvînin mevcudiyeti nedeniyle reddedilen rivayet.[161]

Sahîh ve hasen rivayetler, İslam hukuk sisteminde kabul edilebilir görülür.

Eleştiri[değiştir | kaynağı değiştir]

Hadisler çeşitli yazarlara göre bir dindar kurgular koleksiyonu idi[162][163] ve II. ve III. yüzyıllarda ortaya çıkan ihtiyaçlara göre uydurulmuşlardı. Sir W. Muir, II. (VIII.) yüzyılın ortalarından önce yazılı hadis belgesinin bulunmadığını, I. Goldziher ve J. Schacht, hadislerin Emevîler devrinde ahlak, zühd, ahiret hayatı ve siyaset konularıyla ilgili olduğunu, bu dönemde fıkhî hadis bilinmediğini ileri sürmüş, J. Robson, hadislerdeki senetlerin II. yüzyılda uydurma birtakım hadisleri sahih göstermek için meşhur isimler kullanılarak ortaya konduğunu ifade etmiştir.[164][165]

Sör Seyyid Ahmed Han

Hadislere uydurma olabileceği, râvîlerinin güvenilirliği ve içerik noktasında eleştiriler bulunmaktadır:

Bişr b. Sa'îd’in: "Allah'a yemin olsun ki biz Ebû Hureyre'nin meclisinde bulunurduk, O bize Rasûlullah’tan ve Ka'b el-Ahbâr'dan rivayet ederdi. Ebû Hureyre kalkıp gittikten sonra bizimle birlikte oturan bazı insanların, Rasûlullah’ın hadisini Ka'b'ın sözü, Ka’b’ın sözünü de Rasûlullah’ın hadisi diye naklettiğini işitirdim. Allah'tan korkun ve hadis konusunda korunun!" dediği belirtilir.[166] İmam Buhârî'nin, Kâb'ın görüşü dediği bir rivayetin İmam Müslim tarafından İslam Peygamberine ait olarak nakledildiğinden de bahsedilmektedir.[167]

Ebû Hureyre'nin Ka'b ei-Ahbar'dan etkilenerek "israiliyat" nakleden rivayetlerinin adeta Tevrat ve Talmud'un bir kopyası gibi olduğu şeklinde görüş de mevcuttur.[168]

İmam Ebû Hanife'ye göre sıhhatinde şüphe olmayan hadislerin sayısının ancak on yedi olduğu; İmam Mâlik'e göre ise bu tür hadislerin adedinin üç yüzden fazla olmadığı zikredilir.[80] Prof. Dr. Süleyman Ateş ise buna ilaveten Tarih-i Bağdat'ta Ebu Hanife'nin sabahtan öğle vaktine kadar hadis okuttuğunu, ardından da “Bunlar hep havadır, boş şeylerdir” dediği şeklinde bir rivayetin bulunduğunu ancak ilgili eserin yazarı tarafından bunun Ebû Hanife'ye iftira olduğunun belirtildiğini yazmıştır. Ateş ayrıca aynı yazısında hadisçi veya rivayetçi olarak bilinen Şafii, Hanbeli ekollerinin, aslında kuşku taşıyan bir iki kişi haberini haram hükmü vermeye kaynak kabul ederek Kur’ân’ın geniş yolunu daralttıklarını, İslâm’ı sonunda yaşanmaz hale getirdiklerini iddia eder.[169]

Başlangıçta birkaç yüzyıl boyunca sözlü rivayetler şeklinde anlatılan hadisler, daha sonra yazıya geçirilen İslâm'ın "sözel geleneğini" oluşturmuşlardır. İslâm Peygamberi'nin ölümünü takip eden yıllarda konuşulan hadis sayısının birkaç yüz veya birkaç bin hadisi geçmediği, daha sonraki dönemlerde bu rivayetlerin hızla çoğaldığı ve milyonlara ulaştığı bilinmektedir.[170][171] Bu artış hadislere şüphe ile yaklaşan kesimler açısından da eleştiri konusu olmaktadır.

Buhârî'nin hocalarından Nuaym b. Hammâd'ın hemen bütün hadis münekkitleri tarafından zayıf ve münker hadis rivayet etmekle tanındığı, rivayetlerinde çokça yanılıp bunları birbirine karıştırdığı, rivayetleri pek kabul görmeyen muhaddislerden hadis rivayet ettiği için de eleştirildiği, rivayetlerinin delil olarak kullanılamayacağı ileri sürüldüğü ve hatta sünneti koruma gayretiyle hadis uydurduğunu söyleyenlerin de olduğu fakat Buhârî'nin ondan hadis rivayet ettiği belirtilmektedir.[172]

Zühlî'nin Kur'an okuyan kişinin telaffuzunu mahluk kabul ettiği gerekçesiyle Buhârî'nin bidatçı olduğunu ve onun meclisine katılanların Kur'an'ın mahluk olduğu görüşüne sahip olmakla itham edilmesi gerektiğini bildirerek İmam Müslim ve Ahmed b. Seleme hariç insanların çoğunun Buhârî'nin meclisine katılmasını engellediği belirtilmektedir.[173] lbnu Ebi Halim er-Razi (ö.h. 327) Buhârî'nin biyografisinde babası Ebû Hatim er-Razi'nin Buhârî'den hadis işitmekle beraber Muhammed b. Yahya tarafından onun "Kur'an'ın okunuşu -lafzı- mahluktur" görüşü iletilince Buhârî'nin hadisini terk ettiğini anlatır.[174] Bu durumun Buhârî'nin Sahih'inin şöhretini geciktiren faktörlerden biri olduğu ve asırlar geçtikçe bu haberin unutulduğu ifade edilir.[175]

Sahih-i Buhârî'de yer alan 160 rivayetin senedinde kopukluk bulunduğu ifade edilmektedir.[176]

İbn Hazm'ın (ö. H. 456/M.S. 1064) musiki konusunda en sağlam ve en kuvvetli olduğu belirtilen Buhârî'nin sahihinde geçen "Ümmetimin içinde zina yapmayı, ipekli giymeyi, içki içmeyi ve mûsikî dinlemeyi helâl sayan kimseler türeyecektir." şeklinde başlayan rivayetin uydurma olduğunu söylediği ve Buharî'yi kitabına uydurma hadis almakla suçlayanların başında geldiği, bu rivayet de dahil olmak üzere musikînin haram olduğunu söyleyenlerin hüccet olarak kullandıkları bütün hadis rivayetlerini teker teker ele alarak bunların hiçbirinin sağlam olmadığını belirttiği anlatılmaktadır.[177] Bu rivayetlerin zayıflığı konusunda İbnu’l-Arabî'nin, İbnu’n Nahvî'nin, Gazâlî'nin ve İbn Tâhir'in İbn Hazm’a muvafakat ettikleri belirtilir.[178] Bilindiği kadarıyla el-Uṣûlü’l-ḫamse’ye İbn Mâce'nin es-Sünen'ini ekleyerek Kütüb-i Sitte tabirini ilk defa oluşturduğu belirtilen[179] İbnü'l-Kayserânî'nin (ö. 507/1113) de Kitâbü’s-Semâʿ adlı eserinde Mûsiki dinlemenin haram olmadığını, aksini savunanların uydurma rivayetlere dayandıklarını söyleyerek mûsiki dinlemeyi haram sayanların dayandığı delillere güvenilemeyeceğini ileri sürdüğü belirtilmektedir.[180] Bazı oryantalistlerin görüşüne göre ise bu rivayetlerin müziğe ve müzisyenlere gösterilen ilgiyi kıskanan Abbasî devri ilahiyatçıları tarafından uydurulmuş olduğu iddia edilmektedir.[181]

Serahsî (ö. 483/1090), recm ile ilgili ayetin bulunduğu sayfayı bir keçinin yediği şeklindeki rivayeti[182] eleştirerek İslam peygamberinin vefatından sonra neshin mümkün olmadığını, fakat bazı mülhidlerin İslâm'a zarar vermek için bu tarz rivayetleri kabul ettiklerini belirtmiştir.[183][184]

Ünlü hadisçi İbn Hâcer el-Askalânî’nin asılsız haber rivayet etmekle tanınan râvi ve tarihçi Ebû Huzeyfe el-Buhârî'yi kaynak olarak kullandığı da belirtilir.[185]

Geleneksel İslâmî düşünce tarzlarına karşı ilk ciddi ve sistematik hareketin kurucusu olarak nitelendirilen Seyyid Ahmed Han hadisler için Müslümanları bağlayan sözler olmadığını savunmuştur.[186] O'nun öğrencisi olan Şirag Ali ise daha ileri giderek neredeyse bütün hadislerin uydurma olduğunu ileri sürmüştür.[187]

Gulam Ahmed Pervez ise hadisleri geçmiş asırların çarpıtılmış sözleri olarak yorumladı ve Kur'an öğretilerine aykırı olanlarının İslâm Peygamberi'ne atfedilmesine karşı çıktı. Pervez görüşleri dolayısıyla binin üzerinde ortodoks âlim tarafından imzalanan fetva ile kafir ilan edildi.[188][189]

Goldziher'e göre hadis olarak rivayet edilen haberlerin Peygamber’le ilgisi yoktur. Bu rivayetler İslâm’ın birkaç asır devam eden oluşum süreci içinde bu sürece katılan siyasi, ictimâî, iktisadî vs. birçok faktörün belgeleridir. Müslümanlar Kur’an’da bulamadıkları pek çok konuyu, ayrıca kendi kanaatlerini ve doğru bulduklarını hadis formunda ifade etmişlerdir.[190]

Kassim Ahmad tarafından yazılan Hadith: A Re-evaluation kitabı, hadisleri ayrımcı, bilim, akıl ve kadın karşıtı olarak nitelemektedir.[187][191]

Kütüb-i Sitte adı verilen kitapların haber-i âhâd olarak nitelendirilen rivayetlerden ibaret oldukları ve bunların tamamı için sahih demenin mümkün olmadığı belirtilir.[192] Prof. Dr. Mikail Bayram, Kütüb-i Sitte isnat edilen kişilerin tamamının Sâmânî devletinden olduklarını ve Sâmânî devlet otoritesinin bu kitapları sahih kabul edip diğer hadis kitaplarını ise sahih kabul etmediklerini ve o dönemde Abbasîlerin de onlarla ittifak ederek bu altı kitabı sahih kabul ettiklerini iddia eder.[193] Konuyla ilgili olarak Kütüb-i Sitte’nin dördünün Horasan bölgesinde yazıldığı;[194] Buhârî'nin (ö. H. 256) Buharalı,[195] Müslim'in (ö. H. 261) Nişâburlu,[196] Nesâî'nin (ö. H. 303) Nesâlı,[197] Tirmizi'nin (ö. H. 279) Tirmizli,[198] Ebu Dâvûd'un (ö. H. 275) Sicistânlı,[199] İbn Mâce 'nin(ö. H. 273) Kazvinli[200] olduğu ifade edilmektedir. Müslim gibi Nişaburlu olan Hâkim en-Neysâbûrî'nin (ö. H. 405) tarihî gerçeklere uymayacak şekilde Buhârî ve Müslim'in otoritesinin Hicaz, Irak ve Şamlılar tarafından tanındığı neticesine varılabilecek ifadeler kullandığı[201] ve bunun bu eserler üzerinde icma olduğu görüşünün ortaya çıkmasında tesirli olduğu belirtilmektedir.[202]

Edip Yüksel ise Sünnî gelenekte güvenilir olarak nitelenen hadislerden örneklerle, hadise dayalı din anlayışını eleştirmektedir.[203]

Müslümanlardan hadis literatürüne yönelik tenkidin temeli onun sahihliği ile ilgilidir.[204] Bunlardan bazıları İslami teolojik ve felsefi eleştiri temellerine de sahiplerdir.

Müslüman alimler, hadis literatürünü sorgulamada uzun bir geçmişe sahiptir. Batılı akademisyenler de 1890'dan başlayarak, ancak 1950'den beri çok daha sık olarak bu alanda aktif hale geldiler.[205]

Bazı Müslüman hadis eleştirmenleri, hadisleri (İslam'ın temel metinleri olarak) tamamen reddedecek kadar ileri gitmektedir.

Bugünün en önde gelen eleştirmenleri arasında, Kurancı Müslümanlar, Kuran kodunun (Kod 19) “kaşifi” Mısırlı Reşad Halife, Malezyalı Kassim Ahmad ve Türk Edip Yüksel bulunuyor [206]

Kurancılar, Kuran'ın kendisinin Kuran'ın yanında ikinci bir teolojik kaynak olarak hadisleri kabul etmeye davetiye içermediğini iddia ederler. 3:132 veya 4:69'da geçen "Allah'a ve Resul'e itaat etmek" tabirinden, görevin Kur'an'ı tebliğ etmekten ibaret olan Resûl'e sadece Kur'an'ı takip ederek uymak olduğu anlaşılmaktadır. Kurancılara göre Muhammedin aracılığı, sadece Kuran iledir, hadislerle değil.[207][208]

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

Notlar[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ Studies in Hadith Methodology and Literature. American Trust Publications. 1978. s. 3. ISBN 978-0-89259-011-7. 15 Ekim 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Kasım 2020.  Yazar |ad1= eksik |soyadı1= (yardım)
  2. ^ "Are Hadith Necessary? An Examination of the Authority of Hadith in Islam". 16 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  3. ^ J.A.C. Brown, Misquoting Muhammad, 2014: p.6
  4. ^ "Hadith". Encyclopaedia Britannica. 18 Haziran 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Temmuz 2020. 
  5. ^ An-Nawawi, Riyadh As-Salihin, 1975: p.203
  6. ^ An-Nawawi, Riyadh As-Salihin, 1975: p.168
  7. ^ An-Nawawi, Riyadh As-Salihin, 1975: p.229
  8. ^ Forte (1978). "Islamic Law; the impact of Joseph Schacht" (PDF). Loyola of Los Angeles International and Comparative Law Review. 1: 2. 20 Nisan 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 19 Nisan 2018. 
  9. ^ a b c d e Brown 2009.
  10. ^ Hans Wehr English&Arabic Dictionary. 
  11. ^ Mohammad Taqi al-Modarresi (26 Mart 2016). The Laws of Islam (PDF) (İngilizce). Enlight Press. ISBN 978-0994240989. 2 Ağustos 2019 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Aralık 2017. 
  12. ^ a b J.A.C. Brown, Misquoting Muhammad, 2014: p.8
  13. ^ a b Aisha Y. Musa, The Qur’anists, Florida International University, accessed May 22, 2013.
  14. ^ a b Neal Robinson (2013), Islam: A Concise Introduction, Routledge, 978-0878402243, Chapter 7, pp. 85-89
  15. ^ a b "Hadith and the Corruption of the great religion of Islam | Submission.org - Your best source for Submission (Islam)". submission.org. 9 Şubat 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Ocak 2020. 
  16. ^ Islam and the West. Oxford University Press. 1993. s. 44. ISBN 9780198023937. Erişim tarihi: 28 Mart 2018. hadith. 
  17. ^ "Surah Al-Jumu'a, Word by word translation of verse number 2-3 (Tafsir included) | الجمعة - Quran O". qurano.com (İngilizce). 5 Şubat 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ocak 2021. 
  18. ^ Mabadi Tadabbur-i-Hadith (translated as: "Fundamentals of Hadith Interpretation") (Urduca). Lahor: Al-Mawrid. 1989 [transl. 2009]. 12 Mart 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Haziran 2011.  Yazar |ad1= eksik |soyadı1= (yardım)
  19. ^ a b c d e "Hadith". Encyclopedia of Islam. 2009. ISBN 9781438126968.  Yazar |ad1= eksik |soyadı1= (yardım) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "H-EoI" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "H-EoI" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme)
  20. ^ The Future of Muslim Civilisation by Ziauddin Sardar, 1979, page 26.
  21. ^ Encyclopedia of Islam and Muslim World.1. Thmpson Gale. 2004. s. 285. 
  22. ^ Moral Teachings of Islam: Prophetic Traditions from Al-Adab Al-mufrad By Muḥammad ibn Ismāʻīl Bukhārī. 2003. ISBN 9780759104174. 6 Mayıs 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Temmuz 2022.  Yazar |ad1= eksik |soyadı1= (yardım)
  23. ^ Introduction to Hadith. 2nd. Londra: ICAS Press. 2011. s. vii. ISBN 9781904063476. 11 Nisan 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Temmuz 2022. 
  24. ^ "Mawrid Reader". ejtaal.net. 22 Temmuz 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  25. ^ al-Kuliyat by Abu al-Baqa’ al-Kafawi, p. 370; Mu'assasah l-Risalah. This last phrase is quoted by al-Qasimi in Qawaid al-Tahdith, p. 61; Dar al-Nafais.
  26. ^ Lisan al-Arab, by Ibn Manthour, vol. 2, p. 350; Dar al-Hadith edition.
  27. ^ Fath al-Bari (Arapça). 1. Egypt: al-Matba'ah al-Salafiyyah. 2000. s. 193. ISBN 978-1-902350-04-2.  Yazar |ad1= eksik |soyadı1= (yardım)
  28. ^ "The Major Difference Between the Shi'a and the Sunni". Ahlul Bayt Digital Library Project. 12 Kasım 2013. 22 Kasım 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Mart 2018. 
  29. ^ a b The Origins of Muhammadan Jurisprudence. Oxford University Press. 1959 [1950]. s. 3.  Yazar |ad1= eksik |soyadı1= (yardım)
  30. ^ "THE DIFFERENCE BETWEEN HADITH AND SUNNA". The Quran and Its Message. 16 Haziran 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Mart 2018. 
  31. ^ Abou El Fadl (22 Mart 2011). "What is Shari'a?". ABC Religion and Ethics. 20 Haziran 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Haziran 2015. 
  32. ^ Twelve Infallible Men. Harvard University Press. 2016. ss. 17-18. ISBN 9780674737075. 15 Ekim 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Ekim 2019. 
  33. ^ Ibn Warraq, "Studies on Muhammad and the Rise of Islam", 2000: p.66
  34. ^ "Arşivlenmiş kopya". 27 Mayıs 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Temmuz 2021. 
  35. ^ J.A.C. Brown, Misquoting Muhammad, 2014: p.94
  36. ^ An-Nawawi, Riyadh As-Salihin, 1975: chapters 117-122
  37. ^ An-Nawawi, Riyadh As-Salihin, 1975: chapters 127,128,310
  38. ^ a b An-Nawawi, Riyadh As-Salihin, 1975: chapter 100
  39. ^ J.A.C. Brown, Misquoting Muhammad, 2014: p.18
  40. ^ Muslim Women's Quest for Justice: Gender, Law and Activism in India. Cambridge University Press. 2017. s. 31. ISBN 9781108225724. 15 Ekim 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Şubat 2020. 
  41. ^ The Origins of Muhammadan Jurisprudence. Oxford University Press. 1959 [1950]. s. 19.  Yazar |ad1= eksik |soyadı1= (yardım)
  42. ^ "Kitab Ikhtilaf Malid wal-Shafi'i, 57, 148". Kitab al-Umm vol. vii. s. 248. 
  43. ^ see also "The Hadith: "My Companions Are Like The Stars"". living islam. 22 Ekim 2003 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  44. ^ Ignaz Goldziher, The Zahiris: Their Doctrine and their History, trans and ed. Wolfgang Behn (Leiden, 1971), 20 ff
  45. ^ a b Brown, Rethinking tradition in modern Islamic thought, 1996: p.7
  46. ^ The Origins of Muhammadan Jurisprudence. Oxford University Press. 1959 [1950]. s. 12.  Yazar |ad1= eksik |soyadı1= (yardım)
  47. ^ "Introduction. Kitab Ikhtilaf Malid wal-Shafi'i". Kitab al-Umm vol. vii. 
  48. ^ The Origins of Muhammadan Jurisprudence. Oxford University Press. 1959 [1950]. s. 4.  Yazar |ad1= eksik |soyadı1= (yardım)
  49. ^ Introduction to Hadith. 2nd. Londra: ICAS Press. 2011. s. 59. ISBN 9781904063476. 11 Nisan 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Temmuz 2022. 
  50. ^ The Origins of Muhammadan Jurisprudence. Oxford University Press. 1959 [1950]. s. 22.  Yazar |ad1= eksik |soyadı1= (yardım)
  51. ^ Commentary on Malik's Muwatta', 4 vols. i. Kahire. 1310. s. 8. 
  52. ^ Introduction to Hadith. 2nd. Londra: ICAS Press. 2011. s. 62. ISBN 9781904063476. 11 Nisan 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Temmuz 2022. 
  53. ^ Al-Kafi. Volume 6. New York: Islamic Seminary Incorporated. 2015. ISBN 9780991430864. 
  54. ^ The New Encyclopedia of Islam. Altamira. 2001 [1989]. s. 159. 
  55. ^ "Qu'est-ce que le hadith Qudsi ?". aslamna.info. 18 Nisan 2010 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  56. ^ Related by al-Bukhari, Muslim, an-Nasa'i and Ibn Majah.
  57. ^ Hadis Kıssaları Üzerine Mülâhazalar
  58. ^ Bihar’ul- Envar, c. 8, s. 309
  59. ^ "Arşivlenmiş kopya". 24 Ocak 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Mart 2021. 
  60. ^ http://www.cemilkilic.com/makale-37-1-bir-efsanenin-yikilisi-mirac-ve-isra-gercegi.html 13 Şubat 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi..
  61. ^ Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; tevhidnesli.de isimli refler için metin sağlanmadı (Bkz: Kaynak gösterme)
  62. ^ a b Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; Kur'ancılar isimli refler için metin sağlanmadı (Bkz: Kaynak gösterme)
  63. ^ "Arşivlenmiş kopya". 11 Eylül 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Eylül 2014. 
  64. ^ Mehmet Ali Kulat, İstanbul'un Fethini Müjdeleyen Hadisin Değerlendirilmesi, Diyanet İlmî Dergi, Nisan-Mayıs-Haziran 2001
  65. ^ "Religions. Sunni and Shi'a". BBC. 21 Ocak 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Mart 2018. 
  66. ^ ^ Tirmidhi, "‘Ilm," 12.
  67. ^ ^ Collected in the Musnad of Ahmad (10\15-6\ 6510 and also nos. 6930, 7017 and 1720), Sunan Abu Dawud (Mukhtasar Sunan Abi Dawud (5\246\3499) and elsewhere.
  68. ^ Roman, provincial and Islamic law, Patricia Crone, p2
  69. ^ Islam. 2nd (Revised). Penguin. 1954. s. 89.  0140135553
  70. ^ Brown, Rethinking tradition in modern Islamic thought, 1996: p.11
  71. ^ Ibn Sa’d, Tabaqat, III/1, 243. Cf G.H.A. Juynboll, Muslim Traditions: Studies in Chronology, Provenance and Authorship of Early Hadith (Cambridge, 1983; Juynboll, G.H.A., “Some New Ideas on the Development of Sunna as a Technical Term in Early Islam”, ‘’Jerusalem Studies in Arabic and Islam’’ 10 (1987): p.108, cited in Rethinking tradition in modern Islamic thought. Cambridge University Press. 1996. s. 10. ISBN 978-0521570770. 21 Mart 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Mayıs 2018. 
  72. ^ "The Musannaf of Abd al-Razzaq al-San'ani as a Source of Authentic Ahadith of the First Century A.H." Journal of Near Eastern Studies. 50: 21. 1991. doi:10.1086/373461.  Birden fazla yazar-name-list parameters kullanıldı (yardım); Yazar |ad1= eksik |soyadı1= (yardım)
  73. ^ Brown, Rethinking tradition in modern Islamic thought, 1996: p.12
  74. ^ Joseph Schacht, The Origins of Muhammadan Jurisprudence (Oxford, 1950, repre. 1964) esp. 6-20 and 133-137): Ignaz Goldziher, The Zahiris: Their Doctrine and their History, trans and ed. Wolfgang Behn (Leiden, 1971), 20 ff...)]
  75. ^ J. SCHACHT, An Introduction to Islamic Law (1964), supra note 5, at 47
  76. ^ Forte (1978). "Islamic Law; the impact of Joseph Schacht" (PDF). Loyola Los Angeles International and Comparative Law Review. 1: 13. 20 Nisan 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 19 Nisan 2018. 
  77. ^ al-Shafii ‘’Kitab al-Risala’’, ed. Muhammad Shakir (Cairo, 1940), 84
  78. ^ Brown, Rethinking tradition in modern Islamic thought, 1996: p.8
  79. ^ Mu'tazila - use of reason in Islamic theology. Amazon. 2013. 1 Ağustos 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Eylül 2015. 
  80. ^ a b İbn Haldun (ö. 808/1406), Mukaddime, 1. 369. Mustafa Karataş ve Ugan, Dinî Rivayetler adlı makale
  81. ^ Muslim Studies, Vol. 1. SUNY Press. 1967. s. 127.  0873952340
  82. ^ Islam – the Straight Path, John Eposito, p.81
  83. ^ TOPRAK, Yrd. Doç. Dr. Sefa Ersoy (2007). İSLÂMÎ GELENEKTE “KİTÂBET” ALEYHTARLIĞI’NIN YAHUDÎ MENŞE’İ MESELESİ. XXV. İzmir: D.E.Ü. İlâhiyat Fakültesi Dergisi. ss. 147-175. 29 Haziran 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Mayıs 2013. 
  84. ^ El-Hatib, Takyidu'l-İlm, s. 32.
  85. ^ a b Koçyiğit, Talat (2012). "1. Hadis kitabetinin yasaklanması" (HTML). Hadis Tarihi. DİYANET VAKFI YAYINLARI. 25 Ekim 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Mayıs 2013. 
  86. ^ (Müslim, Zühd, Hanbel)
  87. ^ Muslini, Sahih, cilt IV., nr. 2298; kezâ el-Hatib, Takyidu'l-İlm, s. 29
  88. ^ Ma'âlimü's-sünen. 4. s. 184. Bazıları bu mevzuda şöyle söylemiştir: Resul-i Ekrem, birbirine karışmaması için hadisle Kur'an'ın aynı sayfalara yazılmasını yasak etmiştir; bu yüzden okuyucu yazı yazmanın ve hadislerin yazı ile tespit edilmesinin yasaklandığını zannedebilir ki bu kat'iyyen doğru değildir. 
  89. ^ İslam Ansiklopedisi, Hicr Sûresi
  90. ^ TDV, İslam Ansiklopedisi, Kıraat, yazar: Abdulhamit Birışık
  91. ^ Takyîdu'l-'ilm. s. 67. Ensârdan bir zât Rasûl-i Ekrem'in yanında oturarak onu dinler ve hayran kalır fakat duyduklarını ezberinde tutamazdı. Bu hâlini Rasûlullah'a şikâyet etti; O da: "Elinden faydalan." buyurdu. 
  92. ^ Sunenu't Tirmizî. 2. Mısır. 1292. s. 111. 
  93. ^ Hattabî. Ma'âlimu's-sunen. 4. s. 184. 
  94. ^ Suyûtî. Tedrîbu'r-ravî. s. 150. 
  95. ^ İbnu Kuteybe (1326). Te'vilu muhatelefi'l hadis (Arapça). Mısır. s. 365. Rasûl-i Ekrem'in Abdullah b. 'Amr'a hadislerin yazılması bâbında hususî izin vermesinin sebebi, onun eski kitaparı okuyup Süryânîce ve Arapçayı yazabilmesi idi; Öteki sahâbîler ümmî oldukları için, bir ikisi müstesnÂ, yazı yazamıyorlardı. Yazı yazabilenler de harfleri doğru-dürüst tanıyarak kusursuz bir şekilde yazamıyorlardı. Bu sebeple Rasûlullâh diğerlerinin yazı yazmasını yasak etti. Abdullah b. 'Amr'ın hatasız olarak yazı yazabileceğini görünce ona izin verdi. 
  96. ^ Takyîdu'l-'ilm. s. 89. Rasûlullah, Mekke'yi feth ettikten sonra halka bir hutbe îrâd etti. Hutbesini bitirince Ebû Şâh ayağa kalkarak: "Ya Rasûlallah! Bu hutbeyi bana yazınız." dedi. Rasûl-i Ekrem de ashâbına: "Bu hutbeyi yazıp Ebû Şâh'a veriniz." diye emretti. 
  97. ^ Takyid-ul-İlm, s. 69
  98. ^ Dinî Yazilar (29 Mayıs 2011). "HADİS YAZIMI KONUSUNDA PEYGAMBERİMİZİN GERÇEK TAVRI…" (HTML). diniyazilar.com. 16 Haziran 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Mayıs 2013. 
  99. ^ Dr. Talât Koçyiğit, Hadîs Usûlü, 1967, s.31
  100. ^ Dr. Talât Koçyiğit, Hâlen elde mevcut en eski Hadis eseri Hemmâm İbn Munebbih'in Sahifesi (Prof. Muhammed Hamidullah), 1967, s. 66
  101. ^ TDV İslam Ansiklopedisi, Hemmâm b. Munebbih maddesi
  102. ^ Taqrib al-Tahthib: Mu'assasah al-Risalah. Nr. 6296 (Arapça) (1. baskı bas.). Beyrut. 1999. s. 440. 
  103. ^ Feth el Bârî (Arapça). I. s. 208. 
  104. ^ a.g.e., V, 344
  105. ^ Mizzî, XXVI, 433
  106. ^ TDV İslam Ansiklopedisi, Zührî maddesi
  107. ^ Mahmood ul-Hasan, Ibn al-Athir: An Arab Historian, s. 13
  108. ^ Prof. Dr. Talât Koçyiğit, İbn Şihâb ez-Zuhrî, s. 84; Makalede geçen tam isim Ebû Abdillah Muhammed İbn Yahyâ İbn Abdillah İbn Hâlid İbn Fâris İbn Zu'yeb ez-Zuhlî en-Neysâbûrî şeklindedir.
  109. ^ "El-Muvatta'" (HTML). İhyâ. 13 Şubat 2009. 24 Haziran 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Mayıs 2013. 
  110. ^ TDV İslam Ansiklopedisi, "İBN EBÛ ŞEYBE, Ebû Bekir", Müellif: ALİ YARDIM
  111. ^ Başaran, Zeynep (2009). TARİHTE HADİS MECLİSLERİ VE GEREDE HADİS MECLİSLERİ (HTML). Samsun: Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi, İlahiyat. ss. 16, 18. 27 Temmuz 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Mayıs 2013. Müslüman Türkler, Selçuklu Devleti, Anadolu ve Asya'daki Türk İslâm Devletleri zamanındaki hadis çalışmalarına dair çok fazla bilgi bulunmamakla birlikte, bu konuya dair Özafşar şunları zikretmektedir: “Müslüman Türkler zamanında Selçuklu ve Nureddin Zengi ile Eyyübiler devirlerinde hadis ve hadisçilik teşvik görmüş, bilhassa Zengi Devrinde Suriye ve Mısır bölgesinde çok sayıda hadis okulu, yani Daru'l-Hadis açılmıştır. Memlüklüler devri hadis ilmi açısından ikinci silkiniş dönemi olarak kabul edilebilir. Hadis tarihinin çok önemli bâzı simaları bu dönemde yetişmiştir.” […] Daru'l-hadislerin kuruluşu hicretin VI. Asırlarına kadar gider. İlk daru'l-hadis Dımaşk'te kurulurken Osmanlı'da İznik'te kurulmuştur. 
  112. ^ "DÂRU'L-HADÎ". hadis.diyanet.gov.tr. 2 Mart 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Mart 2015. 
  113. ^ "En çok hadis rivayet eden sahabiler". Resulullah.org. 20 Eylül 2015 tarihinde kaynağından (HTML) arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Mayıs 2013. 
  114. ^ Sunenu't-Tirmizî, Kitâbu'l-ahkâm, bâbu'l-yemîn maa'ş-şâhid (bk. Sahifetu Hemmâm, s. 16)
  115. ^ Târihu'l Kur'an (Arzu'l-envâr) (Hintçe). Delhi. 1359. s. 137. 
  116. ^ Sahîhu Buhârî, Kitâbu'l-cihâd, bâbu's-sabr 'ale'l-kıtâl
  117. ^ Muhammed Zubeyr es-Sıddîkî. es-Seyru'l-hasîs fi târîhi tedvîni'l-hadîs. s. 9. 
  118. ^ Tehzibu't-tehzib. 4. s. 198. 
  119. ^ İbnu Sa'd. et-Tabakât. 5. s. 344. 
  120. ^ Tezkiratu'l-huffâz. 1. s. 110. 
  121. ^ Takyîdu'l-'ilm. s. 84. 
  122. ^ İbnu 'Abdi'l-Berr. Câmi'u beyâni'il-'ilm. 1. s. 71. Abdullah b. 'Amr, hadislerin yazılması için Rasulullah'tan izin almak maksadıyla şöyle sordu: "Sizden işittiklerimin hepsini yazayım mı?" Rasulullah: "Evet." diye cevap verdi. Abdullah tekrar: "Sükûnet hâlinde olduğu gibi öfkelendiğiniz zaman da yazabilir miyim?" diye sorunca Rasul-i Ekrem: "Evet, ben hiçbir zaman hakikat dışında bir şey söylemem." buyurdu. 
  123. ^ İbnu'l-Esîr. Usdu'l-gâbe, Abdullah b. 'Amr'ın hâl tercemesi. 3. s. 233. 
  124. ^ Prof. Dr. Muhammed Hamidullah. el-Vesâiku's-siyâsiye fi'l-ahdi'nebevî. 
  125. ^ İbnu Sa'd. et-Tabakât. II/2. s. 123. 
  126. ^ Çakan, Hadis Edebiyatı, s. 37
  127. ^ Muqaddimah Ibn al-Salah, p. 160 Dar al-Ma’aarif edition
  128. ^ Ignác Goldziher, Muslim Studies, vol. 2, p. 240. Halle, 1889-1890. 0-202-30778-6
  129. ^ Scott C. Lucas, Constructive Critics, Ḥadīth Literature, and the Articulation of Sunnī Islam, p. 106. Leiden: Brill Publishers, 2004.
  130. ^ Ibn Khallikan's Biographical Dictionary, translated by William McGuckin de Slane. Paris: Oriental Translation Fund of Great Britain and Ireland. Sold by Institut de France and Royal Library of Belgium. Vol. 3, p. 5.
  131. ^ Muhammad Zubayr Siddiqi, Hadith Literature, Cambridge, Islamic Texts Society, 1993, edited and revised by Abdal Hakim Murad.
  132. ^ Momen, Moojan, Introduction to Shi'i Islam, Yale University Press, 1985, p.174.
  133. ^ a b c d e f Kitab al-Kafi. eBook. New York: The Islamic Seminary Inc. February 2013. ISBN 978-0-9890016-2-5.  Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Kafi2013" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme)
  134. ^ Mohammad A. Shomali (2003). Shi'i Islam: Origins, Faith and Practices. reprint. ICAS Press. s. 35. ISBN 9781904063117.  Yazar eksik |soyadı1= (yardım)
  135. ^ SIDDÎKÎ, Prof. Dr. ZUBEYR (2000). KILICER, Dr. M. ESAD (Ed.). İSLÂM HUKÛKUNDA HADİSİN YERİ [İSLÂM HUKÛKUNDA HADİSİN YERİ]. İcmâl Yayınları. ss. 113-117. 1 Eylül 2020 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Mayıs 2013. 
  136. ^ PALABIYIK, Doç. Dr. M. Hanefi; İLHAN, Mustafa (10 Ocak 2009). "Ebu Hanîfe ve Hanefîlere göre hadîs". Burhan. 19 Mayıs 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Mayıs 2013. 
  137. ^ Öztürk, Yaşar Nuri; Boyut, Yeni. İmamı Âzam Ebu Hânife. 17 Kasım 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Mayıs 2013. 
  138. ^ Buhârî, “Îmân”, 36; Vehbî Süleyman Gāvecî, s. 203-265
  139. ^ et-Târîḫu’l-kebîr, VIII, 81; M. Rızâ el-Hakîmî, s. 343, TDV İslam Ansiklopedisi, Ebû Hanîfe maddesi
  140. ^ Prof. Dr. Mehmet Erdem, "İmam Buhari’nin Kitaplarında İmam Ebu Hanife Hakkındaki Rivayetlerin Tespit ve Tahlili", Manas Sosyal Araştırmalar Dergisi, 2006, Cilt: 5, Sayı: 2, s. 81
  141. ^ Emir-Muezzi, Muhammed Ali; Boyut, Yeni (2003). İmâmî Şiilik’te Hadisin Sıhhat Kıstasları ve Fakîhin Otoritesine Dair Değerlendirmeler (PDF). 2. 12. T.C. İ.Ü. İLAHİYAT FAKÜLTESİ. ss. 313-348. 3 Ağustos 2012 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Mayıs 2013. 
  142. ^ Umuç, Ali (30 Kasım 2008). "HADİSLER HAKKINDAKİ TEMEL DÜŞÜNCELERİM". Ali Umuç. 27 Aralık 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Mayıs 2013. 
  143. ^ "Arşivlenmiş kopya". 1 Haziran 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Haziran 2014. 
  144. ^ Aksoy, Ali (21 Mart 2007). "Hadis hadisleri yargılarsa…: PEYGAMBERİMİZ HADİS YAZIMINI YASAKLAMIŞTI". 17 Mayıs 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Mayıs 2013. 
  145. ^ a b "Mustafa İslamoğlu - Sahih Hadisleri İnkâr Ediyor" (HTML). YouTube. 23 Nisan 2015. 14 Aralık 2006 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Aralık 2015. 
  146. ^ Jay Horowitz. İslami Tarihçiliğin Doğuşu. 
  147. ^ "Arşivlenmiş kopya". 3 Temmuz 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Haziran 2014. 
  148. ^ Ulum al-Hadith by Ibn al-Salah, p. 5, Dar al-Fikr, with the verification of Nur al-Din al-‘Itr.
  149. ^ Ibn Hajar, Ahmad. al-Nukat ala Kitab ibn al-Salah, vol. 1, p. 90. Maktabah al-Furqan.
  150. ^ "Arşivlenmiş kopya". 23 Mart 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Ekim 2014. 
  151. ^ "Arşivlenmiş kopya". 1 Ekim 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Ekim 2014. 
  152. ^ Kur'an 54.02 20 Mayıs 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  153. ^ Lutz Berger "Islamische Theologie",Facultas Verlags- und Buchhandels AG 2010 isbn 978-3-8252-3303-7 p. 29
  154. ^ The End of Modern History in the Middle East. Hoover Institution Press. 2011. ss. 79-80. ISBN 9780817912963. 15 Ekim 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Mart 2018. 
  155. ^ Nasr, S.H. Ideals and Realities of Islam, 1966, p.80
  156. ^ a b c d e f g "The HADITH - How it was Collected and Compiled" (PDF). Dar al-Islam. 1 Kasım 2019 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Ekim 2019.  Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Shafi" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Shafi" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme) Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "Shafi" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: Kaynak gösterme)
  157. ^ Berg (2000) p. 8
  158. ^ See:
  159. ^ The Origins of Muhammadan Jurisprudence. Oxford: Clarendon. 1950. s. 163. 
  160. ^ N.J. Coulson, "European Criticism of Hadith Literature, in Cambridge History of Arabic Literature: Arabic Literature to the End of the Umayyad Period, editor A.F.L. Beeston et al. (Cambridge, 1983)
  161. ^ See:
  162. ^ Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; Crone and Cook 1980 277 isimli refler için metin sağlanmadı (Bkz: Kaynak gösterme)
  163. ^ The Canonization of al-Bukhari and Muslim: the Formation and Function of the Sunni Hadith Canon. Brill Academic Publishers. 2011. s. 431. ISBN 978-90-04-21152-0.  Yazar |ad1= eksik |soyadı1= (yardım)
  164. ^ M. Acâc el-Hatîb, s. 249-254, 375-382; M. Mustafa el-A‘zamî, s. 30 vd., 191-263; Hâkim Ubeysân el-Matîrî, s. 111-177
  165. ^ "Arşivlenmiş kopya". 31 Ekim 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ekim 2021. 
  166. ^ İbn Kesîr, Ebu'l-Fidâ İmâduddîn İsmail b. Ömer (774/1372), el-Bidâye ve'n-nihâye, thk. Ahmed Abdülvehhâb Fetih, ( Kahire: Dâru'l-Hadîs, 1414/1993), VIII: 112.; Sema Tombul, Bir Devlet Politikası Olarak Hz. Ömer'in Hadis Rivayetleriyle İlgili Tutumu (Bişr b. Sa'îd isminin yanında parantez içinde soru işareti bulunmaktadır.)
  167. ^ Kemal Özcan, Buhârî ve Müslim'in Sahîhleri Hakkında Farklı Görüşler, Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi2014/2, Sayı 40, ss. 215-244.
  168. ^ Yrd. Doç. Dr. Mustafa Karataş ve UGAN, Dinî Rivayetler
  169. ^ Süleyman Ateş, Gazete Vatan, "İmam-ı Azam neden sadece 17 hadise güvendi?", 03 Haziran 2008 Salı
  170. ^ "Arşivlenmiş kopya". 27 Temmuz 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Haziran 2014. 
  171. ^ "Arşivlenmiş kopya" (PDF). 28 Temmuz 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 18 Haziran 2014. 
  172. ^ TDV İslam Ansiklopedisi, Nuaym b. Hammâd, müellif: Ali Çelik
  173. ^ TDV İslam Ansiklopedisi, Zühlî, müellif: Mehmet Emin Özafşar
  174. ^ Dr. Kamil Çakın, Buhârî'nin Otoritesini Kazanma Süreci, ISLAMi ARAŞTIRMALAR CiLT: 10, SAYI: 1-2-3, 1997, s. 102; er-Razi, Cerlı, Vll.191. no:1 086.
  175. ^ Kamil Çakın, a.g.e. s. 108
  176. ^ TDV İslam Ansiklopedisi, Muallak, müellif: Abdullah Aydınlı
  177. ^ Bayram Akdoğan, "Ibn Hazm el-endülüsi'nin Müsiki İle İlgili Hadisiere Bakışı", Dini Araştırmalar, Mayıs-ağustos 1999
  178. ^ Bayram Akdoğan, Mûsiki ile ilgili Kırk Hadis ve Şerhi, İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ 20:1(2015), SS.1-45
  179. ^ TDV İslam Ansiklopedisi, Kütüb-i Sitte, M. Yaşar Kandemir
  180. ^ TDV İslam Ansiklpedisi, İbnü'l-Kayserânî, M. Yaşar Kandemir
  181. ^ H. G. Farmer (çev. İbrahim Odabaşı) İslam ve Müzik, Turkish Academic Research Review Cilt/Volume: 3 Sayı/Issue: 1, s. 11-24Haziran/June 2018
  182. ^ Müslim, Radâ', 24; Andolsun ki recm âyeti ve yetişkin kişiyi on defa emzirme (sebebi ile nikâhlamanın haramlığı) ayeti indi ve bu âyetler yatağımın altındaki bir yaprakta (yazılı) idi.Rasûlullah vefat edip biz onun ölümü ile meşgul olunca, evde beslenen bir koyun (veya keçi odaya) girip o yaprağı yedi. İbn Mâce, Nikâh, 36.
  183. ^ Muhammed b. Ahmed b. Sehl es-Serahsî, Usulü's-Serahsî, Dâru'l-Ma'rife, Beyrut, t.y., Cilt: 2, ss. 78-79)
  184. ^ Kemal Özcan, Buhârî ve Müslim'in Sahîhleri Hakkında Farklı Görüşler, Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 2014/2, Sayı 40, ss. 215-244
  185. ^ Türkiye Diyanet Vakfı, İslâm Ansiklopedisi, Ebû Huzeyfe el-Buhârî maddesi
  186. ^ Daniel W. Brown, Rethinking Tradition in Modern Islamic Thought, (1999) s.36. ISBN 978-0521653947
  187. ^ a b Latif, Abu Ruqayyah Farasat. The Quraniyun of the Twentieth Century 23 Ağustos 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Masters Assertion, September 2006.
  188. ^ Ahmad, Aziz. "Islamic Modernism in India and Pakistan, 1857 -1964". London: Oxford University Press.
  189. ^ Pervez, Ghulam Ahmed. Maqam-e Hadith 13 Kasım 2011 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (Urdu version 4 Ekim 2011 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.).
  190. ^ http://www.academia.edu/2020166/Goldziherden_Schachta_Oryantalist_Literaturde_Hadis_ve_Sunnet_Bir_Okulun_Yasayan_Gelenegi
  191. ^ Ahmad, Kassim. Hadith: A Re-evaluation, 1986. English translation (1997).
  192. ^ TDV İslam Ansiklopedisi, Haber-i Âhâd (müellif: Mustafa Ertürk)
  193. ^ Prof. Dr. Mikail Bayram, "Hadis Kitaplarının Yazarlarının İranlı Olması Hadisleri Nasıl Etkilemiştir?", Dini Cevaplar, 2019
  194. ^ TDV İslam Ansiklopedisi, Horasan
  195. ^ TDV İslam Ansiklopedisi, BUHÂRÎ, Muhammed b. İsmâil maddesi
  196. ^ TDV İslam Ansiklopedisi, Müslim b. Haccâc maddesi
  197. ^ TDV İslam Ansiklopedisi, Nesâî maddesi
  198. ^ TDV İslam Ansiklopedisi, Tirmizî maddesi
  199. ^ TDV İslam Ansiklopedisi, Ebû Dâvûd es-Sicistânî maddesi
  200. ^ TDV İslâm Ansiklopedisi, İbn Mâce maddesi
  201. ^ Neysâbûrî, Medhal, 6
  202. ^ Çakın (1997), Buhârî'nin Otoritesini Kazanma Süreci, İslami Araştırmalar, Cilt 10, Sayı: 1-2-3
  203. ^ "Arşivlenmiş kopya". 9 Temmuz 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Temmuz 2014. 
  204. ^ "The Authenticity of Prophetic Ḥadîth: A Pseudo-Problem". Studia Islamica. No. 89 (1999) (89): 75-90. 1999. doi:10.2307/1596086.  Birden fazla yazar-name-list parameters kullanıldı (yardım); Yazar |ad1= eksik |soyadı1= (yardım)
  205. ^ See Western scholarship section in Criticism of hadith re: Ignatz Goldziher, Josef Schacht, Patricia Crone, John Esposito, and Reza Aslan in particular.
  206. ^ Musa: Ḥadīth as scripture. 2008, S. 85.
  207. ^ "DeRudKR - Kap. 27: Was bedeutet 'Gehorcht dem Gesandten'?". Alrahman (Almanca). 6 Mart 2006. 18 Haziran 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  208. ^ Quran, Hadith and Islam (Almanca), Dr. Rashad Khalifa Ph.D., 2001, 15 Ekim 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi, erişim tarihi: 12 Haziran 2021